SERCAN ENGEREK/MANŞETİZ- Okullarda TÜGVA temsilcilerinin öğrencilere yönelik tanıtım faaliyetleri yürüttüğü iddiaları yeni bir tartışmanın ateşini fitilledi. Son yıllarda Millî Eğitim Bakanlığı tarafından çok sayıda vakıf, dernek ve dinî yapının eğitim süreçlerine doğrudan dâhil edildiğine, kamu kaynaklarının bu yapılara aktarıldığına ve öğrencilerin bu yapıların faaliyetlerine yönlendirildiğine dikkat çeken Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğünü ve idarecileri kamu kurumlarını, okulları cemaatlerin faaliyet alanına dönüştüren uygulamalardan vazgeçmeye çağırdı.
AK Partiye yakınlığıyla bilinen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) temsilcilerinin son günlerde İzmir’de bazı okullarda okul yönetimlerinin izniyle sınıflara girerek öğrencilere broşür dağıttığı ve yaz kampı faaliyetlerinin tanıtımını yaptığı iddia edildi.
İddia kamuoyunda tartışmalara neden olurken Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, konuyla ilgili konuştu.
Eğitim kurumlarının temel görevinin öğrencileri belirli kurum ve yapılara yönlendirmek olmadığını hatırlatan Danyeli, “Eğitim ortamlarının tarafsızlığını, güvenliğini ve bilimsel niteliğini korumaktır. Sınıfların, ders saatlerinin ve okul ortamının vakıf ve derneklerin tanıtım faaliyetlerine açılması, kamu okullarının tarafsızlığı ilkesine açıkça aykırıdır. Ayrıca bu durum, öğrenciler ve veliler üzerinde dolaylı bir yönlendirme ve baskı oluşturma riski taşımaktadır” dedi.
“KAMU KAYNAKLARI BU YAPILARA AKTARILIYOR”
Danyeli, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile ilçe milli eğitim müdürlüklerinin çeşitli vakıf ve derneklerin yaz kampı ve yaz okulu faaliyetlerine destek verdiğini belirtti. Söz konusu uygulamaların eğitim alanında uzun süredir devam eden dinselleştirme politikalarının bir parçası olduğunu vurgulayan Danyeli, şunları söyledi:
“Eğitim, siyasi iktidarların ideolojik hedeflerini hayata geçireceği bir alan değildir. Okullar; tüm çocukların eşit, özgür, bilimsel ve laik eğitim alma hakkının güvence altına alındığı kamusal kurumlardır. Ancak son yıllarda Millî Eğitim Bakanlığı tarafından çok sayıda vakıf, dernek ve dinî yapı eğitim süreçlerine doğrudan dâhil edilmekte; kamu kaynakları bu yapılara aktarılmakta ve öğrenciler çeşitli etkinlikler aracılığıyla bu yapıların faaliyetlerine yönlendirilmektedir. Yaz kampı ve yaz okulu adı altında gerçekleştirilen faaliyetlerin önemli bir bölümü, pedagojik ve bilimsel temelden uzak, dinî ve ideolojik içeriklerle şekillendirilmektedir. Kamusal eğitim kurumlarının olanaklarının belirli vakıf ve derneklerin kullanımına açılması, eğitim hizmetinin kamusal niteliğini zayıflatmakta ve dinselleştirilmesi sürecini derinleştirmektedir.”
“ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAKKI DEVREDİLEMEZ”
Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, Türkiye’de eğitim sisteminin uzun süredir laiklik ilkesinden uzaklaştırıldığına ve bilimsel eğitim anlayışının gerilediğine dikkat çekti.
ÇEDES başta olmak üzere çeşitli proje ve protokoller aracılığıyla eğitim kurumlarının dini yapıların etkisine açıldığını hatırlatan Danyeli, “Çocukların sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif gelişimlerini desteklemek devletin ve Millî Eğitim Bakanlığının asli sorumluluğudur. Bu sorumluluk, kamu kaynaklarını çeşitli vakıf ve derneklere devrederek değil; okullarda bilimsel ve pedagojik esaslara uygun, nitelikli, ücretsiz ve erişilebilir etkinlikler düzenleyerek yerine getirilmelidir” dedi.
“OKULLAR DİNÎ YAPILARIN FAALİYET ALANI HÂLİNE GETİRİLEMEZ”
“ÇEDES başta olmak üzere çeşitli proje ve protokoller aracılığıyla eğitim kurumları dinî yapıların etkisine açılmakta” diyen Danyeli, “çocukların gelişim süreçleri ideolojik müdahalelere maruz bırakılmaktadır” eleştirisinde bulundu.
Zeliha Danyeli, Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şubesi adına tepkisini şöyle dile getirdi:
Çocukların eğitim hakkı hiçbir vakfa, derneğe, tarikata ya da cemaate devredilemez.
Kamu okulları hiçbir vakıf, dernek veya dinî yapının faaliyet alanı hâline getirilemez.
Eğitim politikaları çocukların üstün yararı, bilimsel ilkeler ve laiklik temelinde şekillendirilmelidir.
İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğünü ve tüm eğitim yöneticilerini, kamu kurumlarının tarafsızlığı ilkesine uygun davranmaya; eğitim alanını vakıf, dernek ve cemaatlerin faaliyet alanına dönüştüren uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
Velileri, eğitim emekçilerini ve tüm kamuoyunu; çocuklarımızın geleceğine, kamusal eğitime, bilimsel eğitime ve laiklik ilkesine sahip çıkmaya davet ediyoruz.




