KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi ağustos ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Argun Gündüç idaresinde yapıldı.
DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, denizcilik sektöründeki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Meclisin gündem konusu sonbaharda gerçekleştirilecek olan oda-borsa seçimleri oldu. 2022 yılındaki seçimler sonrasında aday olmayacağını açıklayan ve temmuz ayındaki mecliste ise adaylıkla ilgili henüz karar vermediğini belirten DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Ekim ayında yapılacak olan seçimlerde yeniden başkan adayı olduğunu açıkladı.
Mecliste 3 dönemi içeren sunum da yapan Yusuf Öztürk, yaşadıkları zorlukları, ilk başkanlık seçiminde aldıkları tehditleri, başardıkları ve başaramadıklarını açık sözle anlattı.
Sektörde çeyrek asırlık tecrübe
Meclisteki konuşmasına denizcilik sektörüne giriş serüvenini anlatarak başlayan Yusuf Öztürk, Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Bölümü’nden aldığı eğitim sayesinde sektörde hızlı bir şekilde yer bulduğunu belirtti.
DTO İzmir Şubesi’nde 2001 yılında Yönetim Kurulu Üyesi, 2005 yılında İstanbul’da meclis üyesi görevini üstlendiğini, 2009 yılında tekrar İzmir’e sayman üye olarak geri döndüğünü anlatan Öztürk, 2013 yılındaki seçimlerde Yönetim Kurulu Başkanı seçildiğini ve 3 dönemdir bu görevi yaptığını aktardı.
“Şartlar bugün farklı bir noktaya getirdi”
Başkan Yusuf Öztürk, 2022 yılındaki seçimler sonrasında yeniden aday olmayı düşünmediğini açıkladığını hatırlatarak, “4 yıl önce bir sonraki dönem aday olmayacağımı söylemiştim. Bunu kendim için söyledim, sözümden geri dönmeyeyim diye söyledim. Şartlar bugün farklı bir noktaya getirdi. Bu işe başlarken 2013 yılında "İzmir Deniz Ticaret Odası" hedefiyle başladım. DTO İzmir, bugün İMEAK DTO şubeleri arasında en önemli yerler arasında. İzmir Deniz Ticaret Odası olma şansı şu an yok, inşallah benden sonraki dönemde olur. Burası İzmir, burası farklı bir şehir; her konuda farklı bir konumda. Denizci olmak için çaba gösterdik ama kolumuz kanadımız her zaman kırıldı, başaramadık. Başarma şansımız da söz konusu değil; çünkü kanunlar var ve onun üzerine çıkamayız. Deniz ticaretinin tek bir sesten oluşması gerektiğini düşünüyorum. Her şubenin bağımsız olduğu, her şubenin kendi DTO'su olduğu bir senaryoda Türkiye’nin her yerinde farklı bir söylem çıkacaktı. Tek seslilik çok önemli, o yüzden İMEAK DTO güçlü” dedi.
Bütçe eleştirilerine yanıt verdi
Başkanlık görevi boyunca gelen eleştirileri ve yaşadıkları sıkıntılardan bahseden Öztürk, “En büyük sıkıntılarımızdan biri bütçeydi. Birçok konuda kulüpten ayrılmak zorunda kaldık. Bütçeyi kullanma konusunda büyük haksızlıklara uğradık. Eleştirildik, ‘Fuarlar için ne yaptınız?’ dendi. Fuar komitesi varken biz ne yapabilirdik, ona rağmen yaptık. Düsseldorf ve Miami fuarlarına çıkarma yapan bizdik. Bunları yaparken bütçede yardımcı oldular, zaten olması gerekendi. Bir sürü insan oralarda ticaret yaptı, Berlin’e gittik. Şimdi neden gidemiyoruz? Deniz ticaretini konuşurken deniz turizmi için neden orada değiliz? Yıllardır Türkiye’de turizm her geçen gün düşüyor. Kruvaziyer için defalarca gittik, fuara gidilmesi uygun görülmedi. Bu bir tanıtım meselesi. Ekrem Demirtaş burada olsa neler yaptığını anlatsa; 2013’te 500 bin kişi İzmir’e geldi” diye konuştu.
“Dikili ağacınız var mı deseler hizmet binasını gösteririm”
Başkanlığın ikinci döneminde DTO İzmir Şubesi Hizmet Binasını yaptıklarını vurgulayan Öztürk, “İkinci dönemde bu binayı inşa ettik. Apartman dairesinde olan DTO İzmir, şimdi böyle bir binaya sahip. Elimizde süpürgeyle buraları biz süpürdük ve bundan utanmadık. Hiç kimse bunu gölgeleyemez. ‘Dikili bir ağacınız var mı?’ diye sorsalar burayı gösteririm. Olanaksızlıklar içerisinde burayı yaptık” ifadelerini kullandı.
“Tehdit edildik, 24 yılı devirerek yönetime geldik”
DTO İzmir Şubesi’nde 2013 yılında yapılan seçimlerde birçok zorluğa, tehditlere karşı savaşarak bugünlere geldiklerini söyleyen Öztürk, “Dördüncü dönem olacağı için ‘Başka arkadaş yok mu?’ diyenler var. Keşke olsa. Ben yapıyorsam herkes yapar. Geleceksin buraya, savaşacaksın. ‘Değişimden yanayız’ diyeceksin; biz öyle geldik. 24 yılı devirerek geldik, tehdit edilerek geldik, işlerimizle tehdit edildik. Biz bu savaşı verdik ve bugünlere geldik. 4 sene önce söyledim, bir ay önce de söyledim; şartlar öyle değil. Bağımsız bir DTO olsaydı daha çok aday çıkardı. Bütçeyi kendin yöneteceksin, çok alternatifli olurdu. Buranın bir şube olduğunu insanlar kabullenmiş; ‘Yusuf gitse Mehmet gelir’ mantığında bakıyorlar” dedi.
Mihri Kaptan adaylığı istemedi
Adaylıkla ilgili ilk önce DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mihri Çelik’e sorduklarını ve kabul etmediğini açıklayan Öztürk, “Bana ‘Adaylığını açıklayacak mısın?’ diye soruyorlar, ne yapacağımı bilmiyorum. Hak, 3 dönemdir Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yapan Mihri Kaptan’ındır; kabul etmedi. Aşağıdan gelen arkadaşlar var ve yükselmeleri lazım. Buraya gelen arkadaşlar mutfaktan gelecekler; istemediği, bilgisi olmadığı toplantılara katılacaklar. İşini, ailesini, tatilini bırakacaklar, sabah saat 3’te toplantıya gidecekler. Meclis başkanımız önümüzü açtı.
Yusuf Öztürk adaylığını açıkladı
“İzmir’e herhangi bir aday bizim haricimizde gelecekse başımızın üstünde yeri var” diyeek sözlerine devam eden Yusuf Öztürk, DTO İzmir Şubesi’nde 7 Ekim tarihinde yapılacak olan seçimlerde yeniden aday olduğunu açıklayarak şöyle konuştu:
“Daha fazla yapacaklarımız için karar üyelerimizin teveccühüne kalmış. ‘Bir kuruş menfaat elde ettin mi’" diye sormuyorlar; başkan olduktan sonra olan işlerimi de kaybettim. Kendimi acındıracak değilim ama çok şükür ayaktayız. Bizi seven arkadaşlarımızın destekleriyle ayaktayız. Başka bir aday çıkarsa biz ekip olarak buradayız. Yönetim Kurulu Başkan adaylığımı açıklıyorum. Seçim 7 Ekim tarihin odamızda seçim yapılacak. Çok mutsuzum, seçim işleri beni mutsuz ediyor. İlk günkü heyecanım yok. Geza Dologh Bey 3 dönem başkanlık yaptı; biz ‘Yeter artık’ diyerek geldik ve insanlar bunun farkındaydı. ‘3 dönem başkanlık yapılır mı?’ diyorduk ve teveccüh öyleydi. Biz 3 dönemi bitirdik, ben aynı duruma düşmek istemiyordum.”



