Asayiş

Dorukhan Büyükışık davasında yeni gelişme: 25 sanık tutuklandı

İzmir'de emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüyle ilgili açılan davanın 3. celsesinde ara karar çıktı. Aralarında üst düzey emniyet mensupları ve şirket sahiplerinin de bulunduğu 25 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

İzmir'de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık davasında olayın örtbas edilmeye çalışıldığı iddiasıyla derinleştirilen ve İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü celsesinde mahkeme heyeti, aralarında dönemin emniyet müdürü, karakol amiri ve inşaat firması ortaklarının da bulunduğu 25 sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşmaya acılı annenin "Kamera kayıtları nerede?" isyanı damga vurdu.

"Uzman değilim ama şüpheli buldum"

İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar, Büyükışık ailesi ve taraf avukatları katıldı. Savunma yapan sanık polis memurlarından F.S., olay gününe dair çok konuşulacak iddialarda bulundu. İhbar üzerine gittikleri şantiyede maktulün sırtüstü yattığını ve etrafta hiç kan olmadığını belirten F.S., "Uzman değilim ama şüpheli bir durum olduğunu olay yerinde dile getirmiştim. Karakol amiri İ.K., olay yeri inceleme, cinayet büro polisi ve şantiye görevlisiyle kamera kayıtlarını izlemeye girdi. Sonrasında kamera görüntüsü alınacaksa bunu Cinayet Şube'nin alacağı söylendi" dedi.

Baba Ethem Büyükışık’tan "Yalan söylüyorlar" tepkisi

Duruşmada söz alan bir diğer polis memuru M.E.'nin, "Olay yerinde inceleme yaparken maktulün babası sürekli yanımızdaydı, bizi işlemlerle ilgili hiç uyarmadı" şeklindeki savunması salonda tansiyonu yükseltti. İfadelere sert tepki gösteren emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, polis memurunun yalan söylediğini belirterek, olay anında oğlunun cenazesine yaklaştırılmadığını ifade etti. Diğer sanık polis memurları D.Ö. ve A.K. da üzerlerine atılı suçlamaları reddetti.

Anne Nihal Büyükışık: Burada insanlık suçu işlenmiştir

Oğlunun cinayete kurban gittiğini ve resmi görevlilerce delillerin karartıldığını savunan anne Nihal Büyükışık, mahkeme salonunda feryat etti. Kamu görevlilerine ve avukatlarına seslenen acılı anne, "Nerede kamera kayıtları? Burada apaçık bir insanlık suçu işlenmiştir. Yavrumu hayattan koparanların ve bu suça ortak olanların en ağır cezayı almasını istiyorum" diyerek gözyaşı döktü.

Duruşma 13 Ağustos'a ertelendi

Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi amacıyla duruşmayı 13 Ağustos tarihine ertelerken, tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.

Duruşma sonrası adliye önünde basın mensuplarına açıklama yapan baba Ethem Büyükışık, adaletin er ya da geç tecelli edeceğini belirterek şunları söyledi:

"Devletin kurumlarına ve adalete olan inancımız tam dürüst kamu görevlilerine güveniyoruz. Dosya ilerledikçe yeni deliller gün yüzüne çıkıyor. Umarım bu örtbas girişimine bulaşan herkes adalet önünde hak ettiği en ağır cezayı alacaktır."