İzmir

Doç. Dr. Kirazlı, 2050 yılına kadar milyonlarca insan işitme kaybı yaşayabilir

Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğünün "Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe" serisi kapsamında düzenlenen programda, odyoloji alanındaki teknolojik gelişmeler ve sektörün geleceği uzmanlar tarafından ele alındı.

Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve GSB Karşıyaka Gençlik Merkezi iş birliğiyle, odyolojinin geleceğine ışık tutan "Geleceğin Odyolojisi: Dijital Teknolojilerde İşitme Sağlığını Yeniden Düşünmek" programı gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğünün "Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında düzenlenen buluşma; akademi, sektör ve mezun temsilcilerini bir araya getirerek meslekteki güncel gelişmeleri ve dijital dönüşümü kapsamlı bir şekilde ele aldı.

Etkinlikte konuşan Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülce Kirazlı, odyolojinin yenidoğan döneminden yaşlılığa kadar geniş bir yelpazede insan hayatına dokunduğunu ifade etti. Odyolojiyi "işitme ve denge bilimi" olarak tanımlayan Doç. Dr. Kirazlı, "Bir insanın gün boyu hiçbir sesi duyamadığını veya yürürken aniden dengesini kaybedip etrafın döndüğünü hayal edin. Şüphesiz ki hem iletişimimiz kesintiye uğrar hem de yaşam kalitemiz ciddi oranda düşer. Odyoloji Bölümü bu sorunları tespit edip açığa çıkaran uzmanlar yetiştiriyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), önlem alınmadığı takdirde 2050 yılına kadar küresel çapta yaklaşık 2,5 milyar insanın çeşitli derecelerde işitme kaybı yaşayacağını öngörüyor. Bu durum, alanımızın önemini daha da artırmaktadır. 2022 yılında öğrenci alımına başlayan bölümümüz, devlet üniversiteleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Bünyemizde yer alan işitme test odaları, yenidoğan işitme tarama ünitesi ve denge laboratuvarları ile Avrupa'daki birçok üniversitede bile bulunmayan son teknoloji cihazlara sahibiz" dedi.

“YAPAY ZEKA VE DİJİTALLEŞME SEKTÖRÜ DÖNÜŞTÜRÜYOR”

Programın sektör temsilcisi Odyolog Burak Arslan, teknolojinin işitme cihazları üzerindeki etkilerini katılımcılarla paylaştı. Yapay zeka destekli cihazların ön plana çıktığını belirten Arslan, "Yeni sistemlerde mikrofon sayıları artarken, Bluetooth bağlantıları ve mobil uygulamalar sayesinde kişiye özel uzaktan ayarlar yapılabiliyor. Su geçirmezlik ve uzun pil ömrü gibi özellikler kullanıcı konforunu artırıyor. Yaptığım araştırmalarda Gerçek Kulak Ölçümü (REM) yapan uzman sayısının oldukça az olduğunu gördüm. Tanısal testleri eksiksiz uygulayan ve bu ölçümleri yapan uzmanlar, sektörde her zaman bir adım önde olacaktır" dedi.

“HASTAYA YENİDEN DUYMAYI ÖĞRETMEMİZ GEREKİYOR”

Mezun deneyimlerini aktaran Uzman Odyolog Ceren Bodur ise odyolojinin sadece test yapmaktan ibaret olmadığını, işitsel rehabilitasyon sürecinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Koklear implant süreçlerine değinen Uzm. Ody. Bodur, "Cihazı takmak problemi tek başına çözmüyor; hastaya o cihazla yeniden duymayı öğretmemiz gerekiyor. Bu süreçte odyologlar başrol oynuyor. Yapay zeka gürültü seviyesine göre otomatik düzenlemeler yapsa da, bu sistemin doğru çalışması için uzman odyoloğun doğru testleri yapıp verileri sisteme doğru yüklemesi gerekir. Teknolojiyi yönlendiren ve asıl işi yapan yine uzman odyoloğun kendisidir" dedi.

Uzman sunumlarının ardından yoğun ilgi gören etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümü ve gönüllü katılımcılarla gerçekleştirilen uygulamalı vaka analizi ile sona erdi.