TBMM gündeminde yer alan Çerçeve Yasa teklifine, İYİ Parti Grup Toplantısı'nda sert sözlerle tepki gösterdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, çerçeve yasa teklifinin hazırlanış sürecinden içeriğine kadar birçok başlıkta hedefe alarak eleştirdi. Dervişoğlu'nun konuşmasında sık sık "ihanet", "İkinci Cumhuriyet" ve "Sevr" vurgusu dikkatleri çekti.

"Cumhuriyetimize yönelmiş bir kalkışma"

Yaklaşık iki yıldır içinde bulunulan süreci yakından takip ettiklerini ifade eden Dervişoğlu,
"Söylenmeyeni söyledik, gizleneni gösterdik, milletimizden kaçırılan her adımı kayda geçirdik. Biz bunu ilk günden Cumhuriyetimize yönelmiş bir kalkışma olarak tarif etmiştik" diyerek sürecin geldiği noktayı "Cumhuriyeti yüz yıllık reklam arası görenlerle, yüz yıllık zulüm olarak tarif edenlerin ortak metni" şeklinde değerlendirdi.

Abdullah Öcalan'ın daha önce kamuoyuna yansıyan mesajlarından alıntılar yaparak konuşmasını devam ettiren Musavat Dervişoğlu, "Bu metinde 'Siyasetin çıkaracağı yasa bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanmaktadır' deniliyor. İşte söylediğimiz budur. Burada tarif edilen ikinci Cumhuriyettir. Bu yasayla kapısı aralanan ikinci Cumhuriyettir" dedi.

"Siz Lozan'a değil Sevr'e imza atıyorsunuz"

Yasa içeriğinin görmeden kör şekilde imzalamasını yapan AK Parti milletvekillerine de tepki gösteren Dervişoğlu, "Bir de yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan'a değil Sevr'e imza atıyorsunuz ve ne yaptığınızın farkında bile olmuyorsunuz. Önlerine bir kağıt konuyor, neyin altına imza attıklarını bile bilmiyorlar. Ama şu gün şu saate kadar tıpış tıpış gidip imzalıyorlar. Sonra da kendilerine milletin vekilleri diyorlar" dedi.

Dervişoğlu'ndan Çerçeve Yasa Eleştirisi Siz Lozan'a Değil Sevr'e Imza Atıyorsunuz (2)

"Milletvekillerinin bilmediği metni İmralı nasıl bilir?"

Dervişoğlu, "Geçen hafta bu kürsüden sorduk; milletvekillerinin bilmediği bir metni İmralı nasıl bilmektedir? Cevabını veremediler. Milletvekili görmediği belgeye imza atarsa bu millet Meclis'e nasıl güvensin? Yapmaya çalıştığınız şey millet egemenliğini ayaklar altına almaktır. Siz neye hizmet ediyorsunuz? Neyin vebalini yükleniyorsunuz? Hiçbirinizin bir şüphesi, herhangi bir itirazı yok mudur? Bundan sonra olabileceklere dair bir endişeniz yok mudur?" diye konuştu.

Sürecin yalnızca PKK üzerinden değerlendirilmesini de eleştiren Dervişoğlu, bölgesel gelişmelere dikkat çekerek Suriye, Irak ve İran'da farklı isimlerle örgütlenmiş toplulukları işaret etti.
Devişoğlu, "Türk Devleti bir örgütün bugün verdiği söze göre değil, yarın sahip olacağı kapasiteye göre hareket eder. Devlet aklı iktidarın seçim kazanmak için çalıştırdığı bir reklam ajansı değildir" dedi.

CHP'nin 54 yıl sonra kazandığı belediyede başkan parti değiştirdi
CHP'nin 54 yıl sonra kazandığı belediyede başkan parti değiştirdi
İçeriği Görüntüle

Gazileri unutmadı

Gazilerin taleplerine ilişkin düzenlemeye de değinen Dervişoğlu, iki düzenlemenin aynı dönemde gündeme getirilmesini, "Gazilerimiz yıllardır süren meselesinin İmralı için hazırlanan çerçeve yasayla aynı zamana denk getirilmesini oldukça manidar buluyor. Teröriste altın tepside imkan sunan aymazlığı, 'Vatan sağ olsun' diyen kahramanlara rüşvet gibi bir düzenlemeyle mi perdeleyecekler? Gazilik devlet ile vatandaş arasındaki en yüksek ahdin tarafıdır" ifadelerini kullandı.

İmralı onay merci mi oluyor?

Teklifin toplumsal sonuçlarını hatırlatan Genel Başkan, "İmralı ise milletin bilmediği yasanın onay mercii haline geliyor. Bu düzen hukuka bağlı kalanı cezalandırıyor, fedakarlık yapanı unutuyor, temiz kalmaya çalışanı yalnızlaştırıyor. Genel Kurul'a getireceğiniz metnin her maddesini milletin önünde konuşacağız. Kimi kapsadığını, neye yol açacağını, hangi pazarlığın sonucunda hazırlandığını tek tek anlatacağız. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve ihanete sonuna kadar hayır diyecek ve bayrak açacağız. O ihanet belgesine oylarıyla 'evet' diyebilirler. Ancak karar Türk milletinin aklında ve vicdanında hükümsüz kalacaktır. Yenilgi haklı bildiğin yerden çekilmektir. Biz hak bildiğimiz yerden çekilmeyeceğiz. Biz yenilmeyeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.

Muhabir: Kardelen Başol