Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, Denizli özelinde toplumsal yapıya dair acı bir gerçeği ve derin bir sessiz çığlığı gözler önüne seriyor. Kentte son yıllarda hızla tırmanan kendi yaşamına son verme vakaları, yerel yönetimlerin ve uzmanların üzerinde durması gereken bir sosyal krize işaret ediyor.
Çeyrek asırda ürkütücü artış
TÜİK’in Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) ve Sağlık Bakanlığı verilerinden derlenen rapora göre, Denizli’de 2000 yılında 12 olarak kayıtlara geçen trajik ölüm sayısı, geçen yıl tam 88’e yükseldi. 2001 yılında 30, 2010’da 40 ve 2021’de 82 olarak seyreden bu istatistik, kentin nüfus artış hızının çok ötesinde bir toplumsal kırılma yaşandığını gösteriyor. Geçen yıl hayatını kaybeden 88 kişiden 70’ini erkekler, 18’ini ise kadınlar oluşturdu.
En büyük tetikleyici: Ekonomik darboğaz ve hastalıklar
Raporun en dikkat çekici ve üzerinde durulması gereken kısmı ise bu ölümlerin arkasındaki gerekçeler oldu. Yöntemlerin ötesinde, insanları bu noktaya sürükleyen sebepler kentin sosyolojik yapısına ayna tutuyor.
Kayıtlara geçen vakaların 15’inin doğrudan geçim zorluğu, 18’inin ise kronik ve ağır hastalıklar nedeniyle yaşandığı belirlendi. Aile içi geçimsizlik ve gönül ilişkileri gibi nedenler de listede yer alırken, 27 vakanın ise nedeni belirlenemedi. Uzmanlar, özellikle ekonomik daralma dönemlerinde erkek figürünün üzerindeki toplumsal baskının bu oranları artırdığına dikkat çekiyor.
Kriz en çok genç yetişkinleri vuruyor
Yaş gruplarına göre yapılan inceleme, krizin daha çok hayatın en üretken çağındaki nüfusu hedef aldığını ortaya koydu. En yoğun kayıp, 13 kişi ile 30-34 yaş grubunda yaşandı. Bunu 9 kişiyle 40-44 yaş grubu takip etti. Kentte 15 yaşından küçük bir çocuğun yanı sıra, 75 yaşın üzerinde 5 yaşlının da yaşam mücadelesini bu şekilde noktalaması, trajedinin yaş sınırını ortadan kaldırdığını gösteriyor.
Denizli'de çeyrek asırda katlanan bu acı tablonun önüne geçilebilmesi için acilen psikososyal destek mekanizmalarının kurulması ve kentin sosyo-ekonomik kılcal damarlarına inilmesi gerekiyor.