Denizli'nin rekabeti bol sohbetleri ve kümeslerin çaresiz bekleyişi

Denizli’de ister kamu koridorlarında yürüyün, ister özel sektörün nabzını tutun, ister siyaset kulislerine kulak kabartın; Zorhan Sancar ismini duymayan, onun bir fıkrasına, bir hazırcevaplığına denk gelmeyen herhalde yoktur. Şehre ayak basan her yeni valinin, Denizli’yi tanıma ve tanıtma turunda mihmandar olarak Sancar’ı seçmesi artık bir kent klasiğidir. İletişim becerisi ve kendine has esprileriyle girdi her ortamın doğal çekim merkezi, sohbet odağı olmayı hep başardı.

Ancak son dönemde Denizli’nin bu değişmez zirvesine dişli bir rakip çıktı: Halk Bankası Bölge Müdürü İsmail Bey.
Şimdilerde bu ikilinin aynı masada buluştuğu toplu ortamlar, kelimenin tam anlamıyla bir "odak noktası" savaşına sahne oluyor. Masada kimin sözü daha çok dinlenecek, kimin esprisi daha çok güldürecek diye gizli bir diyalog mücadelesi, görülmeye değer bir espri yarışı yaşanıyor. Dışarıdan bakıldığında tatlı bir sürtüşme gibi görünen bu liderlik yarışı, aslında masadakilere muazzam bir seyir zevki sunuyor. İşin en güzel tarafı ise, bu amansız "sahne" kavgasının arkasında, Denizli’nin o bildiğimiz samimi ve köklü dostluğunun sapasağlam duruyor olması. Masada kurşun gibi giden espriler, gece bitiminde sıkı bir kucaklaşmayla son buluyor.

KÜMESLERDE İSYAN ÇIĞLIĞI: 12 MİLYON TAVUK, 18 AYLIK ZAM ÇİLESİ ve KAYYIM MUAMMASI

Şehrin bu neşeli masalarından kafamızı kaldırıp üretim sahasına, Denizli’nin kırsalındaki kümeslere çevirdiğimizde ise bambaşka ve hayli sancılı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz hafta Denizli’de adeta deprem etkisi yaratan bir operasyonla 10 firmaya kayyım atanmış, 39 kişi gözaltına alınmıştı. Kamuoyu bu şoku atlatmaya çalışırken, madalyonun arkasındaki üretici dramı da yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor.

Denizli, Türkiye’nin tavukçuluk sektöründe devasa bir güç. Yaklaşık 400 kümeste, sadece 45 günlük periyotlarda toplam 12 milyon adet tavuk üretiliyor. Dile kolay; bu devasa çarkı döndüren, gece gündüz demeden kümes nöbeti tutan işletmeciler, tam 18 aydır tek kuruş zam alamadıklarını haykırıyorlardı. Maliyetlerin katlandığı, yemden enerjiye her şeye her gün zam geldiği bir dönemde, "Emeğimizin karşılığını alamıyoruz" diye isyan eden kümesçiler tam seslerini duyurmaya çalışırken, ne hikmetse entegre çalıştıkları bu büyük firmalara birdenbire kayyım atandı.

Haftanın son gelişmesi ise kafaları daha da karıştırdı: Söz konusu firmaların 5’inde kayyım kararı iptal edildi.

Peki şimdi ne olacak? Ortada ne yapacağını, kime dert anlatacağını bilmeyen binlerce üretici var. Yıllardır sırtından para kazanılan, Denizli ekonomisinin can damarı olan bu fason kümes işletmecileri, firmaların hukuki karmaşası ve mali baskısı arasında sıkışıp kalmış durumda. 18 aydır hak ettiği zammı alamayan üreticinin feryadı, kayyım iptalleri ve hukuki süreçlerin gölgesinde kalmamalıdır. Dağ fare doğurmamalı, Denizli’nin emeği, kümeslerdeki 12 milyon canın ve o cana bakan üreticinin hakkı bir an önce teslim edilmelidir.