KENAN YEŞİL / MANŞETİZ- Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İzmir Şubesi, 5 Haziran Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası ve Çevre günü kapsamında hazırlanan İzmir roporunu kamuoyuyla paylaştı. İzmir’in çevresel sorunlarının ele alındığı raporda, önemli detaylara yer verildi.
İzmir’in liman kenti özelliği ile tarih boyunca bir ticaret merkezi olduğu belirtilen açıklamada, tarımsal ve doğal zenginliği özelliği ile önemli bir avantaj sağlasa da günümüzde çevresel baskıların yoğun olarak hissedildi kentlerin başında geldiği vurgulandı.
Gediz, Küçük Menderes ve Bakırçay havzalarının verimli toprakları bir yandan tarımsal üretimi desteklerken, diğer yandan sanayi, enerji ve madencilik faaliyetlerinin baskısı altında kaldığına dikkat çekildi.
Kentin farklı bölgelerinde neredeyse her gün yeni bir maden, enerji veya sanayi projesi gündeme geldiği, buna karşılık mücadelenin de büyüdü aktarıldı.
ALİAĞA’DA YOĞUN ÇEVRESEL BASKI
Aliağa bölgesinin ise çevresel baskıların en yoğun hissedildiği alanlardan başında geldiği vurgulanarak, “Gemi söküm tesisleri, ağır sanayi yatırımları, liman faaliyetleri ve enerji üretim tesisleri uzun yıllardır aynı bölgede yoğunlaşmakta; ortaya çıkan çevresel yük yalnızca Aliağa'yı değil tüm İzmir'i etkilemektedir” ifadelerine yer verildi.
YAZ VE KIŞ AYLARINDA NÜFUS FARKLILIĞI
İzmir'in yaz ve kış nüfusları arasındaki büyük farklılıkların yaşandığı belirtildi. Yaz aylarında nüfusu katlanan ilçelerle birlikte kentin adeta iki farklı nüfus büyüklüğüyle yönetildiğini dile getirilerek, su temini, atık yönetimi, ulaşım, kanalizasyon ve diğer altyapı yatırımlarının bu gerçeklik göz önüne alınarak planlanması gerektiği vurgulandı.
HAVA KİRLİLİĞİ SORUNU
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan hava kalitesi verileri incelendiğinde, İzmir'de hava kirliliğinin yıllardır devam eden önemli çevre sorunlarından biri olarak öne çıktığını belirten ÇMO İzmir Şubesi, “Özellikle bazı ilçelerde ölçülen kirletici parametrelerin zaman zaman ülke genelinde üst sıralarda yer alması, kentteki ulaşım yoğunluğu, sanayi faaliyetleri, enerji üretimi ve plansız kentleşmenin çevresel etkilerinin daha bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır” açıklamasına yer verildi.
DOĞA YALNIZ EKONOMİK KAYNAK OLARAK GÖRÜLÜYOR
İzmir’de yaşanan çevre sorunlarının önemli bir bölümünün doğayı yalnızca ekonomik bir kaynak olarak gören kalkınma anlayışının kaynaklandığını altı çizildi. Özellikle madencilik faaliyetlerinde büyük miktarlarda su ve kimyasal kullanılarak düşük katma değerli hammaddeler elde edildiği, bu hammaddeler çoğu zaman işlenmek üzere başka ülkelere gönderildiği aktarılıp, “Daha sonra ise yüksek katma değerli ürünler olarak yeniden ülkemize satılmaktadır. Kazancın önemli kısmı başka coğrafyalara aktarılırken çevresel maliyetler, kirlenen sular, bozulan ekosistemler ve kaybedilen yaşam alanları yerel halkın omuzlarına yüklenmektedir” açıklamasında bulunuldu.
KRİZLERİN MERKEZİ İZMİR
İklim değişikliğinin ise mevcut sorunları daha da ağırlaştırdığını belirten ÇMO İzmir Şubesi, “Akdeniz Havzası, dünyanın iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerinden biri olarak kabul edilmektedir ve İzmir bu havzanın merkezinde yer almaktadır. Tarih boyunca kültürel ve ekonomik zenginlikler sağlayan bu coğrafya, bugün artan sıcaklıklar, kuraklık, su stresi ve orman yangınları nedeniyle önemli risklerle karşı karşıyadır. İklim değişikliğini yalnızca sıcak hava dalgaları veya yangınlar üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Sıcaklıklarda meydana gelen görece küçük değişimler dahi İzmir Körfezi'nin ekolojik dengesi üzerinde önemli sonuçlar yaratabilmekte; su kalitesi, oksijen seviyeleri ve ekosistem süreçlerini etkileyebilmektedir. Benzer şekilde içme suyu, atıksu ve arıtma altyapıları da değişen iklim koşullarından doğrudan etkilenmektedir. Bu nedenle mevcut çevre sorunlarıyla mücadele etmek kadar, gelecekte ortaya çıkabilecek risklere karşı uzun vadeli uyum ve dirençlilik stratejilerinin geliştirilmesi de zorunludur” ifadeleri kullanıldı.
ÇEVRE İLLERİN ETKİLERİ
İzmir'in çevre sorunlarına Manisa, Aydın ve çevresindeki diğer illerde gerçekleştirilen sanayi, enerji, madencilik ve tarımsal faaliyetlerin kümülatif etkilerinin de olduğunu vurgulayan ÇMO İzmir Şubesi, hava, su ve ekosistemler idari sınırlar tanımadığı bir bölgede alınan kararların sonuçlarının tüm havzayı etkilediği dile getirildi.