CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, aralarında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in de bulunduğu tutuklu belediye başkanları için Yeşilyurt Polis Karakolu önünde açıklama yaptı. Bakan, gözaltı kararını veren savcıyı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerek ağır şekilde eleştirdi.
"GÖZALTINI GEREKTİRECEK HİÇBİR ŞEY YOK"
Sabah saatlerinde karakol önünde basın açıklaması yapan Bakan, iki belediye başkanı ile çok sayıda partilinin mali şubede gözaltında tutulduğunu belirterek sürece tepki gösterdi. Bakan, son dönemde yürütülen operasyonların artık herhangi bir somut gerekçeye dayanmadığını savundu ve daha önce Buca'da yaşanan tutuklamalarda da benzer bir tablonun ortaya çıktığını hatırlattı. CHP'li vekile göre, normal şartlarda gözaltı ya da tutukluluk sebebi sayılamayacak konular üzerinden kişiler özgürlüklerinden mahrum bırakılıyor.

Bakan, bu uygulamanın İzmir'de geçmişte görülmemiş bir yöntem olduğunu ifade ederek, Aziz Kocaoğlu döneminde görülen "Büyükşehir Davası" sürecine atıfta bulundu. O dönem Büyükşehir Belediyesi'nde grup başkanvekilliği yapan ve hukukçu kimliğiyle sürecin içinde bulunan Bakan, FETÖ'cü savcı ve hakimlerin bile bugün uygulanan yöntemlere başvurmadığını söyledi. Buca'daki tutuklamalarda bazı belediye personelinin sadece puantaj cetveline imza attığı için tutuklandığını öne sürdü.
DİYALİZ HASTASI BAŞKAN İÇİN SAĞLIK UYARISI
Açıklamasında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in sağlık durumuna özel olarak dikkat çeken Bakan, başkanın diyaliz hastası olduğunu ve sürekli yüksek doz şeker ilacı kullandığını aktardı. Yetişkin'in gözaltına alınma gerekçesinin, Silivri'de görülen başka bir dosyaya ilişkin duyumlar olduğunu öne süren Bakan, bu denli ağır bir sağlık tablosuna sahip bir kişinin gözaltında tutulmasının, hatta tutuklu olmasının bile hukuken kabul edilemeyeceğini vurguladı.
BALÇOVA BAŞKANI YİĞİT'İN DOSYASINA DA DEĞİNDİ
Bakan, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in gözaltına alınma sürecinin ailesi üzerinden ilerlediğini belirtti. Yiğit'in babası Ali Yiğit'in kendisiyle birlikte milletvekilliği yaptığını, İzmir'de tanınan bir siyasetçi ve iş insanı olduğunu söyledi. Annesi Meryem Yiğit'in de geçmişte il genel meclisi üyeliği yaptığını ve Torbalı'da büyük bir hastanenin sahibi olan saygın bir iş kadını olduğunu ifade etti.
Bakan'a göre, yerel seçimden iki gün önce depremzede kentlere ve ihtiyaç sahiplerine destek amacıyla yapılan bir banka havalesi, bugün soruşturmanın merkezine oturtulmuş durumda. Bu işlem üzerinden hem Meryem Yiğit'in hem de oğlu Onur Yiğit'in gözaltına alınmasının hiçbir hukuk kitabında karşılığı olmadığını söyledi.

"BU SAVCI NASIL BİR HUKUK EĞİTİMİ ALDI?"
Açıklamasının en sert bölümünde Bakan, gözaltı talebinin altına imza atan savcının aldığı hukuk eğitimini sorguladı. Kendi aldığı hukuk eğitiminde veya dünyanın herhangi bir yerinde bir hukukçuya sorulduğunda, eldeki dosyaların ne gözaltı kararına ne de ileride tutukluluğa dönüşebilecek nitelikte olmadığını, aksine "soruşturmaya yer olmadığı" kararı verilmesi gereken dosyalar olduğunu söyledi. Arkadaşlarının masumiyetine duyduğu güveni yineleyen Bakan, sürecin gerçeklerin ortaya çıkmasıyla netleşeceğini belirtti.
CEZAEVİ ZİYARETLERİNDE DE ENGEL
Bakan, tutuklu partilileriyle görüşebilmek için Adalet Bakanlığı'na üç gündür dilekçe verdiğini ancak izin alamadığını söyledi. Buca Cezaevi ve Şakran Cezaevi'nde bulunan arkadaşlarını ziyaret edemediklerini belirten vekil, "Her gün bir operasyon haberiyle uyanıyoruz, bugün de sabah 05.30'da bu haberle uyanıp buraya geldik" dedi.
Açıklamaya İzmir Milletvekili Deniz Yücel, CHP İzmir İl Başkanı ve partinin seçilmiş yöneticileri de eşlik etti. Bakan, partili yöneticiler olarak tutuklu belediye başkanlarının ve partililerin yanında olduklarını, süreci yakından takip edeceklerini sözlerine ekledi.


