Politika

CHP’de kurultay krizi büyüyor: Seçilmişler yarın yargıya gidiyor

Süleyman Bülbül tüzüğün ihlal edildiğini belirterek yarın mahkeme sürecini başlatıyor. Bülbül ayrıca kulislerde konuşulan yeni partinin adının Yürüyüş olmayacağını net bir dille açıkladı.

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, partide süregelen olağanüstü kurultay tartışmasında kritik bir adımın eşiğinde olduklarını açıkladı. Butlan ekibine tanınan 10 günlük sürenin sona erdiğini belirten Bülbül, yarın itibarıyla çağrı heyeti atanması talebiyle mahkemeye resmi başvuru yapılacağını duyurdu. Aydın Milletvekili, gündemde yer alan yeni parti kurulması ihtimaline ilişkin de önemli bir açıklama yaparak, olası yapılanmanın "Yürüyüş" adını taşımayacağını ifade etti.

DELEGE İMZALARI TESLİM EDİLDİ, GENEL MERKEZ HAREKETE GEÇMEDİ

Türkiye'nin en köklü partilerinden CHP'de olağanüstü kurultay süreci giderek karmaşık bir hal alıyor. Partinin dört kez genel başkanlığa seçilen lideri Özgür Özel'e yakın çevrelerden gelen bilgilere göre, toplanan delege imzalarına karşın somut bir ilerleme kaydedilemedi. Bu nedenle dikkatler, pazartesi günü gerçekleştirilecek mahkeme başvurusuna kaydı.

Süleyman Bülbül, Halk TV'de katıldığı canlı yayın programında konuya ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu. Olağanüstü kurultay talebi kapsamında 833 delegenin noter onaylı imzasının CHP Genel Merkezi'ne usulüne uygun şekilde teslim edildiğini hatırlatan Bülbül, parti tüzüğünün bu sürece dair açık ve net hükümler barındırdığını vurguladı.

"BİR SAATLİK İŞ" ELEŞTİRİSİ: SÖZCÜ AÇIKLAMALARINA SERT TEPKİ

CHP'nin butlan sürecindeki sözcülüğünü yürüten Müslim Sarı'nın imza kontrolüne dair açıklamalarını hedef alan Bülbül, bu sürecin gerektiğinden fazla uzatıldığını savundu. Noter onaylı imzaların doğrulanmasının teknik olarak uzun sürmeyeceğini belirten Bülbül, sözlerine şöyle devam etti: "Bizim bu başvurudan sonra sözcü açıklamada bulunuyor, 'Biz imzalara bakıyoruz' diyor. Nasıl bakıyorsun, bir saatlik iş. Noter resmi kurum, noterde atılmış imzaların neyine bakıyorsun? Ne yapıyorlar, zamana oynuyorlar, ipe un seriyorlar."

Bülbül'ün bu sözleri, parti içindeki gerginliğin sadece kurultay takvimiyle sınırlı kalmadığını, sürecin yönetilme biçimine dair de ciddi bir güven sorunu yaşandığını gözler önüne seriyor.

TÜZÜĞÜN 48. MADDESİ GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Aydın Milletvekili, attıkları adımın hukuki temelini de açıkladı. CHP tüzüğünün 48. maddesine göre, gerekli delege imzalarının teslim edilmesinin ardından 45 gün içinde olağanüstü kurultayın toplanması gerektiğini belirten Bülbül, bu süreye uyulmadığını öne sürdü. Bu doğrultuda 29 Haziran Pazartesi günü hukuk mahkemesine resmi başvuruda bulunacaklarını açıkladı.

Bülbül, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Tüzüğün 48. maddesi açık, imzalar verildikten sonra 45 gün içinde olağanüstü kongre yapılır deniyor. Bu açık ve net. Biz pazartesi günü hukuk mahkemesine başvuracağız, çağrı heyeti isteyeceğiz. Bu çağrı heyeti, imzaları genel merkezden isteyecek ve kongre konusunda karar verecek."

ERKEN SEÇİM RİSKİ GÜNDEMDE: B, C, D PLANLARI HAZIRLANIYOR

Kurultayın öngörülen sürede gerçekleştirilememesi halinde CHP'nin olası bir erken genel seçime katılım hakkının tehlikeye girebileceğine dikkat çeken Bülbül, partinin bu ihtimale karşı alternatif senaryolar üzerinde çalıştığını söyledi. Bülbül'e göre, 26 Temmuz 2026 tarihinden önce kurultay süreci tamamlanmazsa CHP'nin seçimlere katılım yeterliliği riske girebilir.

Bu noktada partinin geleceğini yargı sürecinin belirsizliğine bırakmak istemediklerini ifade eden Bülbül şöyle konuştu: "Kongre konusunda karar vermezse 26 Temmuz 2026'dan önce iki kurultay atlamış şekilde biz kongremizi yapamazsak, bu durumda CHP seçime giremeyecek. Bu riski alamayacağımıza göre, CHP gibi bir partinin seçime girme durumunu sarayın yargısının insafına da bırakamayacağımıza göre, bizim 26 Temmuz'dan önce yapılacak bir kurultay yoksa yeni bir yol açacağız, yeni bir yol bulacağız." Bülbül, erken seçim riski taşıyan yeni parti kurulması seçeneğinin yanı sıra, mevcut seçime girme yeterliliğine sahip partilerle ilgili de alternatif planların masada olduğunu sözlerine ekledi.

YENİ PARTİ TARTIŞMASINA AÇIKLIK: "YÜRÜYÜŞ OLMAYACAK"

Programın sunucusu Gökmen Karadağ'ın olası yeni bir partinin ismine ilişkin sorusunu yanıtlayan Bülbül, kamuoyunda dolaşan "Yürüyüş" isminin gündemde olmadığını net bir şekilde ifade etti. Bülbül, parti disiplinine olan bağlılığını da vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "Biz seçilmiş genel başkanımız ve genel merkezimizin vermiş olduğu her türlü karara uyarız."

Mutlak butlan kararıyla göreve gelen CHP genel merkez yönetiminin kurultay takvimine ilişkin belirsizliğini de eleştiren Bülbül, bazı çevrelerde mart ayına işaret eden tarihlerin konuşulduğunu, hatta eylül ayında kurultay sürecinin başlayacağı yönünde söylemlerin bulunduğunu aktardı. Bu durumun sürecin kasıtlı olarak uzatılmaya çalışıldığının bir göstergesi olduğunu öne süren Bülbül, "Daha kurultay takvimi de belli değil. Yani ipe un serecekler, kurultaya gitmeyecekler. Ne yapacaklar, ihraçlar devam edecekler" sözleriyle açıklamalarını tamamladı.

Pazartesi günü gerçekleştirilecek mahkeme başvurusunun sonucu, hem CHP'nin iç işleyişi hem de partinin yaklaşan seçim takvimindeki konumu açısından belirleyici olacak gibi görünüyor.