ONURCAN KURTAY / MANŞETİZ - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Yönetim Kurulu'nun Karaburun ilçe başkanlığına Bülent Çumçum'u getirmesi, parti içinde sessiz kalmayan bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Görevlendirme, doğrudan İl Başkanı Utku Gümrükçü'nün başkanlığındaki kurul kararıyla yapıldı. Bu da hem Çumçum'un siyasi sicili hem de atamanın arka planı üzerine soru işaretlerini gündeme taşıdı.

Görev, kongreyle değil doğrudan atamayla geldi
Karaburun'da normal şartlarda ilçe başkanlığı, delegelerin oy kullandığı bir kongrede belirlenir. Ancak CHP'nin son aylarda yaşadığı istifa dalgası ve "mutlak butlan" süreci, parti yönetimini olağan usulleri askıya alıp doğrudan atama yoluna itti. Karaburun'un yanı sıra Aliağa, Kiraz, Torbalı, Kınık, Narlıdere, Urla, Kemalpaşa ve Konak'ta da aynı yöntem izlendi; dokuz ilçenin başına birden, delege iradesine başvurulmadan yeni isimler getirildi. Parti içindeki bazı sesler, bu yöntemin örgütte demokratik meşruiyet tartışması yarattığını, tabanın onayını almadan yapılan görevlendirmelerin ilk gerçek sınavını ancak ileride yapılacak kongrelerde vereceğini savunuyor.

Çumçum'un sicilinde art arda yenilgiler var
Eleştirilerin odağındaki noktalardan biri de Çumçum'un geçmiş seçim performansı. 2014'te ilk kez ilçe başkanı seçildiğinde karşısında rakip yoktu. 2019'da bu görevden istifa ederek girdiği belediye başkan adaylığı yarışını kaybetti, aynı yılın sonundaki ilçe kongresinde de başkanlığı korumak için yeniden yarışa girip bu kez Erdal Subaşı'na yenildi. 2024 yerel seçimleri öncesinde dördüncü kez aday adayı olduğunda da parti tercihini yine ondan yana kullanmadı. Yani Çumçum, son on yılda katıldığı neredeyse her rekabetçi yarışı kaybetmiş bir isim olarak bu kez hiçbir yarışa girmeden, doğrudan atamayla göreve döndü. Bu tablo, bazı parti içi gözlemcilerce "sandıkta kazanamayanın masabaşında kazanması" şeklinde yorumlanıyor.
Gümrükçü'nün kendi yolu da tartışmaya malzeme oldu
Atamayı yapan İl Başkanı Utku Gümrükçü'nün kendi siyasi geçmişi de eleştirilerde referans noktası haline geldi. Gümrükçü, 2018'deki CHP İzmir İl Kongresi'nde il başkanlığı için yarışmış, delegelerin yaklaşık yüzde 45'inin oyunu almasına rağmen seçimi kaybetmişti. Bugünkü İl Başkanlığı görevine ise bir kongre sonucunda değil, "mutlak butlan" sürecinin ardından toplanan Merkez Yönetim Kurulu'nun ataması yoluyla geldi. Bu geçmiş, Gümrükçü'nün ilçe başkanlıklarını "liyakat esasına göre" belirlediği yönündeki açıklamasını bazı çevrelerde tartışmalı kılıyor; zira ne kendisi ne de yeni atadığı Çumçum, güncel görevlerine bir seçim yarışını kazanarak gelmiş değil.

Vefa mı, kadrolaşma mı?
Parti kulislerinde dolaşan bir başka iddia, Çumçum'un 2018'deki o kongrede Gümrükçü'ye destek verdiği ve şimdiki atamanın bu desteğin karşılığı olarak okunabileceği yönünde. Bazı isimler bu yorumu bir adım öteye taşıyıp, Çumçum'un geçmişte parti içi saflaşmada Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'e yakın bir çizgiyle anıldığını, buna rağmen görevi bu isimlerin karşısında konumlanan kanattan almasının tutarlılık sorusu doğurduğunu ileri sürüyor. Bu iddiaların hiçbiri resmi olarak doğrulanmadı; ancak "liyakat" vurgusuyla yapılan bir atamanın arkasında kişisel sadakat ilişkilerinin de rol oynadığı yönündeki kuşku, örgüt içinde hâlâ dile getiriliyor.

Utku Gümrükçü'den sert savunma
İl Başkanı Gümrükçü, atamalara yönelik eleştirilere sessiz kalmadı. Yaptığı açıklamada, görevlendirilen isimlerin doğrudan parti örgütünden geldiğini ve liyakat esasına göre belirlendiğini savundu. Partiden kişisel siyasi hesaplarla ayrıldığını öne sürdüğü isimlere de sert bir dille yüklenen Gümrükçü, bu kişilerin hesaplarının "planları tamamen suya düşmüştür" sözleriyle boşa çıktığını ileri sürdü. Öte yandan yeni görevlendirilen Çumçum da kendi açıklamasında "Siyaset korku ile yapılmaz, biat eden olmayacağım" diyerek göreve güçlü bir söylemle başladığını gösterdi. Ne var ki bu söylemin, delege iradesine değil üst yönetim takdirine dayanan bir görevlendirmeyle birlikte gelmesi, Karaburun'daki tartışmayı önümüzdeki dönemde de canlı tutacağa benziyor.




