Mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibi ile Özgür Özel destekçileri, dün akşam saatlerinde İstanbul İl Başkanlığı binasında fiilen karşı karşıya geldi. Binaya asılı Ekrem İmamoğlu posterinin indirilmesiyle başlayan gerilim, gece boyunca tırmandı; saatler ilerledikçe iki cephe arasında yaşanan pankart savaşını Kılıçdaroğlu taraftarları kazandı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte binanın her iki cephesinde de yalnızca Kılıçdaroğlu'nun posteri dalgalanıyordu.
KILIÇDAROĞLU YENİDEN BAŞKAN, GERİLİM KAÇINILMAZ OLDU
Olayların fitilini ateşleyen süreç aslında haftalar önce başlamıştı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin verdiği kararla kurultayı "mutlak butlan" gerekçesiyle geçersiz saydı. Bu kararın doğrudan sonucu olarak Özgür Özel'in genel başkanlığı hukuken sona erdi ve partinin yasal başkanı yeniden Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kılıçdaroğlu, göreve dönüşünün hemen ardından "mutlaka arınacağız" diyerek harekete geçti; çok sayıda il başkanı ve parti yöneticisini görevden alarak kendi çizgisinde bir yapılanmaya yöneldi. Tasfiye dalgası İstanbul'a da ulaşınca tablo kaçınılmaz biçimde bir güç sınavına dönüştü.

VİNÇLE GELEN EKİP POSTERİ İNDİRDİ
Dün akşam saatlerinde İstanbul İl Başkanlığı binasının önünde alışılmışın dışında bir hareketlilik başladı. Kılıçdaroğlu'na yakın partililer, yıllar içinde binanın simgesi hâline gelen dev Ekrem İmamoğlu posterini indirmek için harekete geçti. Yanlarında getirdikleri vinçle birlikte polis ekiplerinin de gözetiminde gerçekleşen bu operasyonda İmamoğlu'nun posteri tek tek yerinden söküldü; yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nun büyük boy fotoğrafı asıldı. Binanın görünümü dakikalar içinde değişti; bu görüntü, siyasi anlamda yaşanan el değiştirmenin sembolik yansıması oldu.
ÖZEL CEPHESİ GECE YARISI BİNAYA DÖNDÜ
Ancak iş burada bitmedi. Özgür Özel'e yakın isimler, bu gelişmeyi kabullenmedi. Gece saatlerinin ilerlemesiyle birlikte il binasına yeniden gelen Özel destekçileri, İmamoğlu pankartını tekrar asmaya girişti. İki grup arasında gerginlik hızla tırmandı; binanın önündeki sokak, kısa sürede adeta iki farklı CHP'nin karşı karşıya geldiği bir sahneye dönüştü. Polis ekiplerinin binaya girmesiyle birlikte olayların daha da büyümesinin önüne geçilmeye çalışıldı. Yaşanan bu kaotik tablonun fotoğrafları sosyal medyada hızla yayılırken partinin içindeki derin çatlak bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi.

SABAH BİNANIN HER İKİ YÜZÜ DE KILIÇDAROĞLU'NA AİT
Gece boyunca süren bu poster savaşından galip çıkan taraf belli oldu. Kılıçdaroğlu destekçileri binanın kontrolünü yeniden ele geçirdi ve günün ilk saatleri itibarıyla il başkanlığının her iki cephesine de Kılıçdaroğlu'nun posteri asıldı. İmamoğlu'nun görüntüsüne artık binanın hiçbir noktasında yer verilmedi. Sembolik ama son derece sert bir mesaj verilmişti; İstanbul'da, CHP'nin belki de en önemli adresinde artık yeni bir ismin fotoğrafı asılıydı.
KAVGA POSTERDEN İBARET DEĞİL
Yaşananlar salt bir pankart tartışmasının çok ötesine geçiyor. Türkiye'nin en büyük muhalefet partisinin iki farklı isim etrafında şekillenen iki ayrı fraksiyona bölündüğünü, bu bölünmenin artık sembolik düzeyde değil fiziksel ve örgütsel anlamda somutlaştığını gözler önüne seriyor. Bir yanda mahkeme kararıyla meşruiyetini pekiştirmeye çalışan Kılıçdaroğlu ve ekibi, öte yanda tabanını ve kurumsal varlığını koruma refleksiyle hareket eden Özel-İmamoğlu cephesi bulunuyor. İstanbul İl Başkanlığı'ndaki o gece, bu hesaplaşmanın ne denli derinlere kök saldığını açıkça ortaya koydu.





