İzmir

Çeşme'de GES raporu askıda! Çevre Derneğinden su krizi vurgulu itiraz

Çeşme'de Enerjisa’nın kurmayı planladığı güneş enerji santrali (GES) projesinin ÇED sürecinde “nihai” rapor askıya çıkarıldı. Yöre halkının karşı çıktığı projeyle ilgili açıklama yapan Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, "Çeşme bugün zaten ciddi bir su krizi ile karşı karşıyadır. Böylesi bir bölgede, geniş alan kaplayan enerji projelerinin planlanması bilimsel ve çevresel gerçeklerle bağdaşmamaktadır" diyerek projeye itiraz etti.

MANŞETİZ- İzmir’in Çeşme ilçesinde Enerjisa'nın kurmak istediği güneş enerji santrali (GES) projesiyle ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Yöre halkının tarım alanlarının ve doğanın zarar göreceği gerekçesiyle karşı çıktığı GES projesinin çevresel etki değerlendirme (ÇED) sürecinde “nihai” rapor askıya çıkarıldı. Bölgede yaşanan su krizine dikkat çeken Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, "Bu proje daha önce Çeşme halkının açık ve kararlı tepkisiyle iki kez durdurulmuştur. Halkın Katılımı Toplantıları protestolar nedeniyle gerçekleştirilememiş, süreç fiilen işlememiştir. Buna rağmen bugün, halk tamamen devre dışı bırakılarak aynı projenin doğrudan bakanlık eliyle yeniden gündeme getirilmesi kabul edilemez" diye tepki gösterdi.

Sabancı Holding bünyesindeki Enerjisa, İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Musalla Mahallesi Sarnıç mevkiinde inşa etmek istediği GES'in ÇED sürecinde “nihai” rapor askıya çıkarıldı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının projeyle ilgili vereceği nihai karar beklenirken, Çeşme Çevre Derneği, projeye resmen itiraz etti. Dernek tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, sürecin hem hukuka hem de kamu yararına aykırı olduğu belirtildi.

BÖLGEDE UZUN YILLARDAN BERİ SU SORUNU YAŞANIYOR

Daha önce de kamuoyunda tartışmalarla gündeme gelen projede halkın katılımı toplantıları, halkın protestolarından dolayı gerçekleştirilemedi. Çeşme Çevre Derneği tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 600 dönümlük alanı içine alan proje sahasının verimli tarım arazileri, doğal sit alanları ve ekolojik açıdan hassas bölgeleri içerdiği belirtildi.

Açıklamada, tarım ve doğal yaşam açısından risk oluşturduğuna dikkat çekilirken, bölgede uzun yıllardan beri yaşanan su sorunu da vurgulandı. Projeyle ilgili "Tarımı yok saymak, doğal yaşamı riske atmak, halkın ortak varlıklarını şirketlere devretmek anlamına gelmektedir. Çeşme bugün zaten ciddi bir su krizi ile karşı karşıyadır. Böylesi bir bölgede, geniş alan kaplayan enerji projelerinin planlanması bilimsel ve çevresel gerçeklerle bağdaşmamaktadır" denildi.

"HALK TAMAMEN DEVRE DIŞI BIRAKILDI"

Çeşme Çevre Derneğinin açıklamasında geniş alan kaplayan enerji projelerinin bölgenin çevresel gerçekleriyle örtüşmediği ifade edildi:

"Açıkça ifade etmek isteriz ki; bu süreç ne hukuka ne de kamu yararına uygundur. Bu proje daha önce Çeşme halkının açık ve kararlı tepkisiyle iki kez durdurulmuştur. Halkın Katılımı Toplantıları protestolar nedeniyle gerçekleştirilememiş, süreç fiilen işlememiştir. Buna rağmen bugün, halk tamamen devre dışı bırakılarak aynı projenin doğrudan bakanlık eliyle yeniden gündeme getirilmesi kabul edilemez. Proje kapsamında yaklaşık 600 dönüme yakın alanın özel bir şirkete tahsis edilmesi planlanmaktadır. Bu alanlar, Çeşme’nin en verimli tarım arazileri, doğal sit alanları ve ekolojik açıdan hassas bölgeleridir."

BAKANLIĞA ÇAĞRI: ÇED OLUMSUZ KARARI VERİLMELİDİR

Dernek, projeye karşı Çevre Şehircilik Bakanlığından "ÇED olumsuz" kararı verilmesini talep etti. "Çeşme halkının iradesinin yok sayılmasına karşı durmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz" denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Çeşme’nin toprağı, suyu ve doğası şirketlere devredilemez. Bu proje kamu yararı taşımamaktadır. Talebimiz nettir: 'ÇED olumsuz' kararı verilmelidir. Aksi halde, hukuki ve toplumsal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."