MANŞETİZ- Çeşme’de rezidans ve site inşaatlarına tepkiler dinmiyor. Ayasaranda bölgesinde inşa edilen rezidans üçüncü kata ulaşırken, rezidansın “günübirlik tesis alanı” olarak belirlenen bölgede inşa edilmesi tartışma yarattı. Çeşme Çevre Derneği tarafından yapılan açıklamada “Bu alanda kalıcı, çok katlı ve konut niteliğinde yapı inşa edilmesi hukuken kesinlikle mümkün değildir” denildi.
İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme’de rezidans ve site inşaatları, zeytinlikleri, tarım arazilerini tehdit ediyor.
Bu kez de Ayasaranda bölgesi, 3319 Sokak'ta Demirok İnşaat tarafından başlatılan “NOA Sunrise” projesi kapsamında çok katlı betonarme rezidans inşaatı yöre sakinlerinin tepkisini çekti.
Konuyla ilgili Çeşme Çevre Derneği tarafından yapılan açıklama yapıldı. Açıklamada rezidans “günübirlik tesis alanı” olarak belirlenen bölgede yapıldığına dikkat çekilerek, Çeşme Belediyesinin resmi imar planı hatırlatıldı.
DURDURUN ÇAĞRISI
Ayasaranda bölgesinde kalıcı, çok katlı ve konut niteliğinde yapı inşa edilmesinin hukuken mümkün olmadığı belirtilen açıklamada Kıyı Kanunu'nun 8. maddesine göre günübirlik turizm alanlarında sadece bir katı ve 4,50 metre yüksekliği aşmayan hafif yapılara izin verilebildiği vurgulandı.
Çeşme Çevre Derneğinin açıklamasında “NOA Sunrise” projesi kapsamında çok katlı betonarme rezidans inşaatının durdurulmasını talep etti:
“Rezidans inşaatı bir katı ve 4,50 metre yükseklik sınırlarını açıkça aşmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42. maddeleri uyarınca durdurma ve yıkım kararı verilmesi yasal zorunluluktur; buna karşın inşaatın kesintisiz sürmesi denetim mekanizmalarının işlevsiz kaldığını göstermektedir.”
“KIYILAR ÖZEL SERMAYENİN KÂR HESAPLARINA GÖRE ŞEKİLLENİYOR”
Ayasaranda'daki bu yapının tek başına değerlendirilemeyeceği belirtilen Çeşme Çevre Derneğinin açıklamasında ünlü tatil beldesinde artan inşaat faaliyetlerinin doğal alanları tehdit ettiğine de dikkat çekildi.
Çeşme, denizin ve Ege rüzgârının kenti olmaktan çıkıp bir beton yığınına döndüğüne yönelik uyarıda bulunulan açıklamada “Kıyı şeridinden zeytinliklere, tarım arazilerinden koruma alanlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada rezidanslar ve siteler hızla çoğalmakta; Çeşme, denizin ve Ege rüzgârının kenti olmaktan çıkıp bir beton yığınına dönmektedir. Kıyılarımız artık kamu yararına değil, özel sermayenin kâr hesaplarına göre şekillenmektedir” denildi.
BAĞIMSIZ DENETİM VURGUSU
Çeşme Çevre Derneği, yetkililerden somut adım atılmasını istedi:
1. NOA Sunrise inşaatının derhal durdurulması ve mühürlenmesi,
2. Yapı ruhsatı verilip verilmediğinin ve ilgili imar planı değişikliklerinin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması,
3. 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yıkım ve idari yaptırım kararlarının gecikmeksizin uygulanması,
4. Çeşme genelindeki kıyı ve koruma alanlarında bağımsız ve kapsamlı bir denetim sürecinin başlatılması.