SERCAN ENGEREK/MANŞETİZ- Çeşme, Karaburun, Ildır, Gerence ve Ilıca koylarında geçen yıl yaklaşık bin 500 orkinosun kıyıya vurmasına yol açan toplu balık ölümleri yeniden görülmeye başlandı. Toplu balık ölümleri bölgede ciddi bir çevre ve kamuoyu endişesi yaratırken Tarım ve Orman Bakanlığının geçen yıl ve bu yıl alınan numunelerin sonuçlarını paylaşmaması tepki çekti. Bölgede şirketlere ait balık çiftliklerinin yoğunluğuna dikkat çeken Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Başkanı Dr. Ahmet Güler, “Konu hakkında açıklama yapması gereken resmi makamlar bu yıl da sessizliğini korumaktadır” diye Bakanlığı eleştirdi.
Çeşme, Karaburun, Ildır, Gerence ve Ilıca koylarında yaklaşık bin 500 orkinosun kıyıya vurmasına yol açan toplu balık ölümleri, bölgede ciddi bir çevre sorunu hâline geldi.
Geçen yılın ağustos ayında yaşanan toplu balık ölümlerini hatırlatan ÇEŞÇEP Başkanı Dr. Ahmet Güler, Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesinden araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen ve 2026 yılında uluslararası hakemli “Frontiers in Cellular and Infection Microbiology” dergisinde yayımlanan bir çalışmaya dikkat çekti.
Söz konusu araştırmada, orkinoslarda görülen ölümlerde “kapsüllü Lactococcus garvieae” adlı bakterinin önemli rol oynayabileceği ortaya konuldu.
Araştırmada bakterinin deniz suyu sıcaklığının yaklaşık 15-16 derecenin üzerine çıkmasıyla daha etkili hâle gelebildiği, Ege Denizi’nde yaz aylarında su sıcaklığının 22-25 derece seviyelerine ulaşmasının ise hastalığın gelişmesi için uygun koşullar oluşturabileceği ifade edildi.
Hastalığın ilk aşamada kalp, karaciğer ve dalak gibi iç organları etkileyebildiği, ilerleyen dönemde ise deride yaralar ve pul kayıplarının ortaya çıkabildiği kaydedildi.

“Sıcaklık ve kirlilik birlikte etkili olabilir”
ÇEŞÇEP Başkanı Dr. Ahmet Güler, Gerence ve Ildır körfezlerindeki balık çiftliklerine de dikkat çekti.
Bölgenin görece kapalı yapıda olduğu ve suyun yenilenmesinin sınırlı kalabildiğini belirten Güler, şu ifadeleri kullanıldı:
“Bölgemizdeki orkinos çiftliklerinin yoğunlaştığı Gerence ve Ildır körfezleri, suyun kolay yenilenemediği, görece kapalı körfezlerdir. Yemleme sırasında oluşan artıklar ve organik atıklar burada birikebilmektedir. Anılan çalışmada, yem atıklarının doğrudan hastalığı bulaştırdığına dair bir kanıt bulunamamıştır; fakat kirlilik ile artan sıcaklığın bir araya gelmesinin, bakterinin daha güçlü ve yaygın hâle gelmesine dolaylı olarak katkı sağlayabileceği değerlendirilmektedir.”

Ağlara çarpma ihtimali: Kesin bir bulguya henüz rastlanmadı
Dr. Güler, serbest yaşayan orkinosların çiftlik çevresindeki yemlere ulaşabilmek amacıyla kafeslere yaklaşmaları ve bu sırada ağlara çarpmalarının da ölümleri artıran etkenlerden biri olabileceğine değindi.
Bu ihtimalin mekanik olarak mümkün olduğunu ancak incelenen balıklarda ağlara çarpmayı kesin biçimde ortaya koyan bir bulguya henüz ulaşılamadığını belirtilen Güler, “Serbest yaşayan orkinosların, çiftliklerden sızan yemlere ulaşmak için kafeslere yaklaştığı ve bu sırada ağlara çarpabileceği yönünde bir başka iddia bulunmaktadır. Bu, mekanik olarak mümkün ve makul bir ihtimal olmakla birlikte, incelenen balıklarda bunu kesin olarak kanıtlayan bir bulguya henüz rastlanmamıştır. Muhtemelen zaten hastalıktan zayıf düşmüş, yön bulma becerisini kaybetmiş balıkların ağlara veya kayalıklara çarpması, tabloyu ağırlaştıran ek bir etken olarak değerlendirilmektedir” dedi.
ÇEŞÇEP Başkanı Dr. Ahmet Güler, mevcut verilerin ölümlerin tek bir nedene bağlanamayacağını, artan deniz suyu sıcaklığı, çevresel baskılar ve bakteriyel hastalık gibi faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi.

Tarım Bakanlığı numune sonuçlarını neden açıklamıyor?
Güler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bugüne dek kamuoyuna yönelik kapsamlı bir açıklama yapılmamasına tepki gösterdi:
“Elimizdeki bilgiler, tek bir suçlunun değil, birbirini besleyen üç etkenin (ısınan deniz, çiftlik kirliliği ve agresif bir bakteri) bir araya gelmesinin bu tabloya yol açtığına işaret etmektedir. Buna karşın, konuyu doğrudan inceleyen bilimsel çalışma Türkiye'de değil, uluslararası hakemli bir dergide yayımlanmış olup, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bugüne dek kamuoyuna yönelik kapsamlı bir açıklama yapılmamıştır.”
Tarım ve Orman Bakanlığını ve İzmir İl Tarım Müdürlüğünü, geçen yıl ve bu yıl alınan numunelerin sonuçlarını kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşmaya çağıran Güler, “Bağımsız bilim insanlarını sürece dahil etmeye ve körfezlerimizdeki su kalitesini düzenli olarak denetleyip raporlamaya bir kez daha davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Güler, vatandaşları da kıyıya vuran ölü veya yaralı balıklara dokunmamaları ve bu balıkları tüketmemeleri konusunda uyardı.



