Kardelen BAŞOL- İzmir’in tüm sorunları hakkında konuşan ve değerlendirmelerde bulunan İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Kılıçdaroğlu MYK’sında görevden alındı.
Manşetiz en son Seferihisar Belediyesi’ne yönelik operasyona karşı duruşunun ardından görevden alınma sürecine dahil olan Güç’ün sert çıkışlarının ardından tesadüfen mi görevden alındığını yoksa tebliğ edilen görevden alınma belgesinde kayda değer bir gerekçe sunulup sunulmadığını sordu.
Genel Merkez'in kararını eleştirerek, görevden alınma kararı hakkında “Tüzük anlamında uygun değil" diyen Güç, İzmir'deki belediye operasyonlarını ise Aziz Kocaoğlu dönemindeki FETÖ kumpaslarına benzetti.
Görevden alınma sürecine ve İzmir’deki yerel yönetimlere yönelik operasyonlara dair ilk kez bu kadar net konuşan Güç, hem yargı sistemine hem de CHP Genel Merkezi’ne sert eleştiriler yöneltti.
"Bomboş dosyalarla negatif algı yaratılıyor"
Seferihisar, Güzelbahçe ve Buca belediyelerinde işletilen süreçlerin hukuki altyapıdan yoksun olduğunu savunan Çağatay Güç, yürütülen soruşturmaların somut delillere dayanmadığını ileri sürerek,
"Bu süreç Güzelbahçe'den başladı, sonra Buca'ya geçti, şimdi Seferihisar'a sirayet etti. Güzelbahçe ve Buca'da gördük ki ortada bomboş dosyalar var. Somut deliller olmadan, sadece oradaki insanlar suçlanarak negatif bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Seferihisar’da da hukuksal anlamda iyi hazırlanmış bir altyapı görmüyoruz” dedi.
Usul hataları ile dolu
Buca Belediyesi’ne yönelik operasyondaki usul hatalarına dikkat çeken Güç, bürokrasinin hazırlıksız dosyalarla hedef alındığını belirterek, "Buca'daki dosya o kadar boştu ki, bütün bürokrasiyi gözaltına alarak tutuklu yargılamaya sevk eden bir sistem yürüttüler. Gözaltı sırasında belediyeden binlerce evrak istendi. Bir ön çalışma yapmadınız mı? İnsanları alıp, ondan sonra mı suç delili bulmaya çalıştınız? Vatandaş, memur, işçi bu süreçten rahatsız. Bunlar binlerce insanın gönlünde yara bırakıyor" diyerek tepki gösterdi.
"Aziz Kocaoğlu dönemindeki gibi bir nefret yaratılıyor"
Yapılan operasyonların toplumsal hafızada derin yaralar açtığını ve devlete olan güveni zedelediğini vurgulayan Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu dönemini hatırlatarak, "Fetullahçıların İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yaptığı operasyon, Aziz Kocaoğlu'nun 396 yılla yargılandığı o süreç hâlâ belediye içinde konuşuluyor. Hâlâ gönül kırıklığı ve o dönemin savcılarına, hakimlerine inanılmaz bir nefret var. Şimdi burada da benzer bir nefret yaratılıyor. Vatandaşın devlete güvenmesi gerekiyor; devlete güven azalırsa toplumsal bağlılığımız çözülür. Devlet çok büyük bir olgudur, bu olguyu kırmamak gerekir” benzetmesinde bulundu.
Bizim Genel Merkezi’miz Özgür Özel’dir!
Manşetiz muhabiri Kardelen Başol’un "Karşı duruşlarınızın ardından gelen görevden alınma süreci bir tesadüf mü, Genel Merkez size ciddi bir gerekçe sundu mu?" ve "Tebliğ edilen kararda ne gibi bir sebep yer alıyordu?" soruları üzerine Çağatay Güç, sürecin Seferihisar ya da diğer operasyonlara karşı sergilediği duruş ile doğrudan bağlantısı olmadığını ifade etti.
Kararın resmi gerekçesine dair somut bir detay paylaşmayan Güç, Genel Merkez’in aldığı kararın tüzüğe aykırı olduğunu savunarak, "Kararı Özgür Özel ve MYK asil üyeleri alıyor. Onlarla da böyle bir görüşmemiz olmadı. Ortada tüzük anlamında uygun bir durum yok zaten, bunu sormaya gerek yok” dedi. Güç, kararın gerekçesinden çok tüzük yönüne vurgu yapmış oldu.