Kardelen Başol- İzmir’de dün gece Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı binasına yönelik gerçekleştirilen ve demokrasiye, örgüt iradesi ile halkın seçme hakkına yönelik ağır bir saldırı olarak nitelendirilen müdahalenin ardından, seçilen CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, beraberindeki milletvekilleri, ilçe başkanları ve belediye başkanlarından oluşan geniş bir heyetle CHP Konak İlçe Başkanlığı önünde gövde gösterisi niteliğinde bir basın açıklaması düzenleyerek yaşanan hukuksuzluğa sert tepki gösterdi. İl başkanlığı binasına yapılan gece yarısı operasyonunu “tükenmiş bir siyasi anlayışın zorbalığı” olarak tanımlayan ve partilerinin dört duvar arasına hapsedilemeyeceğini vurgulayan Çağatay Güç, aralarında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, CHP İzmir Milletvekilleri Deniz Yücel, Yüksel Taşkın, Murat Bakan, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir ve Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın da bulunduğu tam kadro örgütle birlikte, baskı ve şiddete karşı mücadeleyi sokaklarda, meydanlarda ve halkın tam kalbinde daha da büyüteceklerini ilan ederek, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokrasiye inanan herkesle omuz omuza yürümeye devam edeceğinin mesajını verdi.
Çağatay Güç’ün yaptığı açıklamada;
Kıymetli büyük ailem; dün akşam yaşananlardan sonra bizler sabah Genel Başkanımızla, ilçe başkanlarımız ve belediye başkanlarımızla bir toplantı yaptık. Sonrasında da il yönetimimizle bir toplantı gerçekleştirdik. Tüm ilçe başkanlarımızın, belediye başkanlarımızın ve ilçe yöneticilerimizin kararıyla; bugün ilçe başkanlarımızın, vekillerimizin ve belediye başkanlarımızın bir arada olduğu bir basın açıklaması yapmaya karar verdik. Tüm örgüt buradadır arkadaşlar. Tüm temsiliyet buradadır.
İl binası, seçilmiş il başkanının olduğu yerdir. İl binası halkın arasındadır; sokaktadır, çarşıdadır, pazardadır. Biz sokakta olmaya, çarşıda pazarda olmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz.
Değerli yol arkadaşlarım, sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, kıymetli İzmirli hemşehrilerim, basınımızın değerli temsilcileri; hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Dün yapılanlar Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı'na değil; demokrasiye, örgüt iradesine ve halkın seçme hakkına yönelik bir saldırıdır. Gece vakti geldiler, pazar günü geldiler. Kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan gruplarla geldiler. Kafalarımızı kırdılar, kadınlarımıza ve gençlerimize şiddet uygulamaya çalıştılar. Dün gece hep birlikte çok önemli bir gerçeği gördük: AKP'ye hizmet eden rantçılar ve kendini güçlü sananlar, gece yarısı yanlarında kim oldukları belli olmayan insanlarla, örgütümüzün emeği ve alın teriyle ayakta duran il başkanlığımıza gelerek güç gösterisi yapmaya çalıştılar.
Çünkü haklı olanlar tehlikeli gruplarla korkutmaya çalışmazlar. Haklı olanlar kapıları kırmazlar. Haklı olanlar gece yarısı operasyon yapmazlar!
Onlar, gecenin bir yarısı içerde yalnızca 10-15 tane gençlik ve kadın kolları temsilcimiz çay içerken il başkanlığı binasına girmiş olabilirler. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütüne, vicdanına ve iradesine giremezler!
İşte biz bu gerçeği gördüğümüz için bir karar verdik. Onları o binanın duvarları arasında kendi yalnızlıklarıyla baş başa bıraktık. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca dört duvardan ibaret değildir. Cumhuriyet Halk Partisi sokaktır! Cumhuriyet Halk Partisi halkın tam kalbindedir! Biz binalara sıkışamayız. Biz nöbet tutarak enerjimizi harcayamayız. Biz mücadelemizi meydanlarda, sokaklarda, çarşılarda, pazarlarda büyüteceğiz.
Bugün o binanın içinde kalanlar aslında tükenmiş bir siyasi anlayışın, yani AKP'nin aparatlığını yapan temsilcilerdir. Biz ise milletin umudunu büyüten, yarının Türkiye'sini kuracak olan büyük yürüyüşün neferleriyiz. Onlar duvarların içinde kaldılar, biz milletimizle birlikte yola çıktık. Onlar yalnızlaştıkça biz büyüyeceğiz. Onlar küçüldükçe biz çoğalacağız. Onlar örgütten koptukça biz halkla daha güçlü kenetleneceğiz. Çünkü bizim gücümüz binalardan değil, milletten geliyor. Bizim gücümüz makamlardan değil, örgütümüzden geliyor. Bizim gücümüz zorbalıktan değil, haklılığımızdan geliyor!
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Örgütü dimdik ayaktadır. Mücadelemiz hep birlikte devam edecektir.
Bu mücadeleyi sokakta, meydanda halkımızla omuz omuza büyüterek sürdüreceğiz. Bugün yaşadığımız mesele bir parti içi mesele değildir. Bugün yaşadığımız mesele, Türkiye'de demokrasinin ayakta kalıp kalmayacağı meselesidir. Bugün yaşadığımız mesele, milletin iradesinin teslim alınıp alınamayacağı meselesidir. Bu nedenle mücadelemiz yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi'nin değil, demokrasiye inanan herkesin mücadelesidir.
Bizler üzgünüz. Çünkü Türkiye'nin kurucu partisinin il başkanlığına yapılan bu saldırı, milletimizin demokrasi kültürüne yapılmış bir saldırıdır. Bizler üzgünüz. Çünkü hukukun, adaletin ve siyasi ahlakın ayaklar altına alınmasına tanıklık ediyoruz. Ama aynı zamanda kararlıyız. Çünkü biliyoruz ki hiçbir zorbalık sonsuza kadar sürmez. Hiçbir baskı millet iradesinden güçlü değildir. Hiçbir güç örgütlü halktan daha büyük değildir.
Bugün Türkiye'nin gerçek bir gündemi vardır: Vatandaş geçim derdi yaşamaktadır. Emekliler geçinememektedir. Gençler geleceğe umutla bakamamaktadır. Çiftçi ürettiğinin karşılığını alamamaktadır. Ancak bütün bu sorunları çözemeyenler, Cumhuriyet Halk Partisi'ni tartışmaların içine çekerek kendi başarısızlıklarını gizlemeye çalışmaktadır. Ama AKP hükümeti bunu başaramayacaktır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi bugün Türkiye'nin birinci partisidir. Çünkü Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde halkın umudu haline gelmiştir.
Çünkü meydanlarda milyonlar vardır. Çünkü halk değişim istemektedir ve bu değişimin önüne hiçbir güç geçemeyecektir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in her zaman yanındayız. Örgüt iradesinin yanındayız. Demokrasinin yanındayız. Hukukun yanındayız. Milletin yanındayız ve sonuna kadar mücadelemiz devam edecek.
Bizler herhangi bir şehirde yaşamıyoruz, İzmir'de yaşıyoruz. Biz herhangi bir millet değiliz, biz Türk milletiyiz. Bizim önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür! Onun bize bıraktığı Cumhuriyete, demokrasiye ve bağımsızlığa sonuna kadar sahip çıkacağız. Kimse bizi korkutamaz. Kimse bizi teslim alamaz. Kimse bizi sindiremez. Kimse millet iradesinin üzerine çıkamaz. Bu ülkeyi hukuksuzluğa, zorbalığa ve baskıya teslim etmeyeceğiz. İzmir'den yükselen ses, Türkiye'nin dört bir yanında yankılanacaktır. İzmir'den yükselen bu kararlılık, demokrasi mücadelesinin sesi olacaktır. Ve hep birlikte başaracağız, hep birlikte kazanacağız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Sayın vekillerimize, kıymetli ilçe başkanlarımıza, değerli belediye başkanlarımıza ve Konak örgütüne çok teşekkür ediyoruz. Gençlerimizle, kadınlarımızla onurlu yürüyüşümüz devam edecektir.