Borsa İstanbul'un ana göstergesi aylardır dar bir bantta sıkışıp kalırken, endeksin dışında yer alan bazı alt hisselerdeki fiyat hareketleri finans çevrelerinin en çok konuşulan konusu haline geldi. Personel sayısı bakımından küçük ve orta ölçekli işletme sınıfında değerlendirilebilecek birkaç şirketin piyasa değeri, bu yılın içinde kat kat artarak Türkiye'nin en köklü holdinglerinin önüne geçti. Dikkat çeken örneklerden birinde, yalnızca 19 kişiyi istihdam eden bir şirket, Borsa İstanbul'un ikinci en değerli şirketi konumuna yükselerek Koç Holding ve Sabancı Holding'i geride bıraktı.

Aracı kurumlar bu hisseleri mercek altına almadı
Piyasa uzmanlarının dikkatini çeken en kritik ayrıntı, söz konusu şirketlerin çoğu için aracı kurumlar tarafından herhangi bir analiz ya da araştırma raporu hazırlanmamış olması. Yatırımcıların genellikle kurumsal raporlarla takip ettiği büyük ölçekli şirketlerin aksine, bu küçük kadrolu şirketlerin hisseleri, herhangi bir kurumsal değerlendirme yapılmadan sert yükselişler kaydetti. Bu durum, söz konusu hareketlerin ne ölçüde şirket performansına, ne ölçüde spekülatif alım-satıma dayandığı sorusunu gündeme taşıdı.
19 kişilik kadroyla 800 milyar liralık değer
Yükselişin en çarpıcı örneklerinden biri Hedef Holding'de yaşanıyor. Bankacılık sektöründeki QNB hesaba katılmadığında, Hedef Holding şu anda Aselsan'ın ardından Borsa İstanbul'un en değerli ikinci şirketi konumunda bulunuyor. Buna karşın holdingin bünyesinde çalışan sayısı yalnızca 19. Şirket, yılın ilk çeyreğinde zarar açıkladığı hâlde hisse fiyatı bu yıl on katına çıktı ve piyasa değeri 800 milyar lirayı aştı. Böylece Hedef Holding, Türkiye genelinde yaklaşık 200 bin kişiye iş imkânı sağlayan Koç Holding ile Sabancı Holding'in toplam piyasa değerinin üzerine çıkmış oldu.

Faktoring ve denizcilik şirketlerinde de benzer tablo
Aynı eğilim faktoring ve denizcilik sektörlerinde faaliyet gösteren iki şirkette de kendini gösterdi. 244 çalışanı bulunan Destek Faktoring, piyasa değerini 500 milyar liranın üzerine taşıyarak Borsa İstanbul'un dördüncü en değerli şirketi hâline geldi ve bu haliyle ülkenin büyük bankalarını, uzun yıllara dayanan inşaat firmalarını ve dev holdinglerini geride bıraktı.
Özata Denizcilik tarafında ise tablo daha da dikkat çekici bir hâl aldı. Tersane şirketinin çalışan sayısı yıl içinde 216'dan 203'e gerilerken, hisse fiyatı aynı dönemde 28 kat gibi rekor bir artış yaşadı. Bugün itibarıyla Borsa İstanbul'un en değerli 10'uncu şirketi konumunda bulunan Özata Denizcilik, 320 milyar liraya yaklaşan bir piyasa değeriyle işlem görmeye devam ediyor.

Gündemdeki soru: Yükseliş neye dayanıyor?
Çalışan sayısı sınırlı, kurumsal analiz kapsamı dışında kalan şirketlerin piyasa değerlerinde yaşanan bu tarz sıçramalar, yatırımcılar ve piyasa gözlemcileri tarafından yakından izleniyor. Sektör temsilcileri, bu hareketlerin şirketlerin gerçek büyüklüğünü ve faaliyet hacmini yansıtıp yansıtmadığının önümüzdeki dönemde daha net şekilde ortaya çıkacağını değerlendiriyor.




