Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çeşitli programlar, açılışlar ve temaslarda bulunmak üzere geldiği İzmir’de yoğun bir mesai gerçekleştirdi. Dikili’deki okul açılışının ardından Çiğli ilçesine geçen Bakan Tekin, burada belediye ziyaretinde bulundu ve Ulusal Gençlik İklim Çalıştayı’na katılarak öğrencilerin çevre projelerini inceledi. Tekin, doğal kaynakların korunmasının ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılmasının millî bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
İzmir’de yoğun temaslar
İzmir programı kapsamında ilk olarak Dikili Bayburtlu Hasan Şentürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin açılışını gerçekleştiren Bakan Yusuf Tekin, daha sonra Çiğli'ye geçti. Burada ilk durak olarak Çiğli Belediye Başkanlığı'nı ziyaret eden Tekin, Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız tarafından karşılandı.
Ziyarette Bakan Tekin’e; İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Yaşar Kırkpınar ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da eşlik etti. Belediye ziyaretinin ardından Özel İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Nedim Uysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne geçen Bakan Tekin, burada COP 31 kapsamında düzenlenen Ulusal Gençlik İklim Çalıştayı'na katılarak öğrencilerle bir araya geldi, projeleri hakkında bilgi alıp tavsiyelerde bulundu.
"Çocuklarımızın yaşanabilir bir çevrede yaşamasını öğrenmesi şart"
Çalıştayda katılımcılara hitaben önemli açıklamalarda bulunan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çocukların her açıdan iyi yetişmesini arzu ettiklerini vurguladı. Toplumun sağlıklı bir çevre içinde yaşama hakkına ve doğal kaynakların doğru kullanılmasına dikkat çeken Tekin, şu ifadeleri kullandı:
"Biz Millî Eğitim Bakanlığı olarak zaten bu bilinci vermemiz lazım. Çocuklarımız yaşanabilir bir çevrede yaşamayı öğrenmek zorundalar. Bunun şartı da içinde yaşadığı ortama bir temel hak ve hürriyet mantığıyla yaklaşıp ona göre değerlendirmesidir. Eğer çevreyi kirletirsek, bizden sonraki kuşakların en temel haklarından birini ellerinden almış olacağız. Biz çocuklarımıza bu bilinçle yaklaşmak istiyoruz."
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin odağında yaşanabilir çevre var"
Çevre bilincinin eğitim müfredatındaki yerine geniş yer veren Bakan Tekin, 2024 yılı itibarıyla başlatılan yeni modele dikkat çekerek şunları kaydetti:
"2024 yılı itibarıyla başlattığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin odağına yerleştirdiğimiz kavramlardan bir tanesi yaşanabilir çevre. Bunu edebiyattan fizik dersine, matematikten yabancı dil dersine kadar her dersin içerisinde çocuklarımıza bu şuuru vermek üzere müfredatlarımızı revize ettik."
Temel hak ve hürriyetlerin bir sınırı olduğuna işaret eden Tekin, kullanılan iklim ve havanın temel haklar olduğunu, bunun sınırının ise gelecek kuşaklara sağlıklı bir çevre bırakmak olduğunu belirtti: "Bu, bizim için bir sorumluluk ve temel hak ve hürriyetimizin sınırıdır."
"Gençlerimizle birlikte COP 31'de ülkemizi temsil edeceğiz"
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulamasının üçüncü yılında olduğunu ve okullarda çevre bilincini geliştirecek etkinliklerin yapıldığını aktaran Tekin, bu yıl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda COP 31'in Türkiye'de yapılacağını hatırlattı. Bakanlık olarak bu sürece güçlü bir destek verdiklerini belirten Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:
"Gençler arasında bir yarışma ortamı oluşturduk. Gençler hem çevre duyarlılıklarını hem de iklim değişikliği gibi dünyanın önündeki ana problemlerin nasıl çözülebileceğine dair projeler geliştiriyorlar. Uygun mekanizmalarla seçilen öğrencilerimizle birlikte COP 31'de ülkemizi temsil edeceğiz."




