Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türk Devletleri Teşkilatı Eğitim Bakanları Toplantısı için gerçekleştirdiği Kazakistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Öğrenciler, veliler ve öğretmenler tarafından uzun süredir merakla beklenen ara tatillerin geleceği başta olmak üzere, eğitim sisteminde köklü değişiklikler getirecek pek çok konuya birinci ağızdan açıklık getirdi. Bakan Tekin'in yeni akademik takvim planlaması, adrese dayalı kayıtlardaki usulsüzlüklerin önüne geçecek kura yöntemi, LGS güvenlik önlemleri ve ebeveyn okulu gibi başlıkları içeren açıklamaları eğitim dünyasında yeni bir dönemin kapısını araladı.
Ara Tatiller Kalkıyor mu? Bakan Tekin Son Noktayı Koydu
Öğrenciler ve veliler arasında uzun süredir kafa karışıklığına yol açan "Ara tatiller tamamen kaldırılıyor mu?" sorusu Bakan Tekin'in açıklamasıyla yanıt buldu. Ara tatil uygulamasının devam edeceğini belirten Bakan Tekin, akademik takvim üzerinde teknik ve mevsimsel esnekliklere gidileceğini söyledi.
Yeni planlamaya göre, eğitim-öğretim yılının birinci döneminde yer alan Kasım ara tatili mevcut haliyle uygulanmaya devam edecek. Ancak ikinci dönemde nisan ayına denk gelen ara tatil, ders bölünmelerini engellemek, adaptasyon sorunlarının önüne geçmek ve eğitimde verimliliği artırmak amacıyla Ramazan Bayramı haftasıyla birleştirilerek tek takvim altında eritilecek.

Okul Kayıtlarında Usulsüz Adrese "Kura" Freni
Okul kayıt dönemlerinde popüler okulların kontenjanlarında yaşanan yığılmaların ve "sahte adres beyanlarının" önüne geçmek için radikal bir adım atıldı. Adrese dayalı yerleştirme sistemindeki boşlukları kullanan velilerin oluşturduğu yoğunluğa değinen Bakan Tekin, yeni kura sistemini şu sözlerle duyurdu:
"O okulun kayıt bölgesindeki öğrencilerin kaydını otomatik yapıyoruz. Kayıt bölgesi dışından gelmek isteyen olursa da okul idaresi onları elektronik ortamda kaydediyor; öğrenci kotası dolmadıysa elektronik kura ile alacak. Bir de ikametgâh verirken muvafakat belgesi kullanan, 'Çocuğum dayısının yanında kalıyor' diyerek adresini usulsüz taşıyan veliler var. Artık o başvurulara öncelik vermiyoruz, doğrudan ikinci plana kalıyorlar."

LGS Sınıflarına Kamera ve Müfredat Garantisi
Sınav güvenliğini en yüksek düzeyde tutabilmek amacıyla önümüzdeki dönemden itibaren yeni bir güvenlik tedbiri devreye giriyor. Bakan Tekin, bu yıldan itibaren Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında sınav yapılan sınıflara kamera yerleştirileceğini açıkladı. Bu kameraların öğretmenlerin mahremiyetini zedelememesi adına yalnızca sınav saatlerinde aktif hale getirileceğini belirten Tekin, olası kural ihlallerinin ve aksaklıkların bu yolla denetleneceğini aktardı.
Sınav sorularına yönelik de öğrencilerin içini rahatlatacak bir garanti veren Bakan Tekin, hem LGS hem de YKS'de öğrencilerin yalnızca MEB tarafından dağıtılan resmi müfredat, ders kitapları ve elektronik ortama yüklenen dijital materyallerden sorumlu tutulacağını vurguladı. Öğrencilerin dışarıdan hiçbir ek kaynağa ihtiyaç duymayacağının altı çizildi.

Velilere Zorunlu "Ebeveyn Okulu" Geliyor
Eğitim süreçlerinde aile katılımını ve bilincini artırmayı hedefleyen bakanlık, okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için uygulanan uyum haftası programına benzer bir modeli veliler için de kurguluyor. Yeni dönemle birlikte bu kademelerdeki öğrencilerin anne ve babaları için "Ebeveyn Okulu" programı zorunlu hale getirilecek. Böylece aileler, çocuklarının eğitim öğretim hayatına başladığı ilk günden itibaren sürece profesyonel destekçiler olarak dahil edilecek.

"12 Yıllık Zorunlu Eğitimi Kamuoyu Tartışsın İSTİYORUZ"
Bakan Yusuf Tekin'in açıklamalarında en çok dikkat çeken ve uzun vadeli bir reformun sinyalini veren başlık ise zorunlu eğitim süresi oldu. Dünyadaki çağdaş eğitim modellerinde bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte eğitim sürelerinin yeniden ele alındığına dikkat çeken Tekin, şu değerlendirmede bulundu:
"Kamuoyu 12 yıllık zorunlu eğitimi tartışsın istiyoruz. 15 yaşında çocuk Oxford'a, Harvard'a gidiyor, yarın bizde de tartışılmaya başlanacak. Yavaş yavaş biz de bunu zihinsel olarak tartışalım. Kısa vadede gündemimizde yapısal bir değişiklik yok. Ancak çocukları 12 yıl zorunlu eğitim, ardından 4 yıl lisans eğitiminde tutmak ne kadar doğru? Bunları dünya tartışıyor, biz de tartışalım istedik. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) da bu konuda bir çalışma yürütüyor."



