CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde tutuklanan akademisyen Doç. Dr. Emel Memiş'i Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti.
Doçent Doktor Emel Memiş'in herkese selamlar gönderdiğini ileten Nazlıaka, "Sevgili Emel, NATO Zirvesi öncesinde 'terör' diye asla ve asla kendi ismiyle yan yana gelmeyecek bir suç isnat edilerek tutuklandı. Kendisiyle yaptığım görüşmede herkese selamını iletti" dedi.
Memiş'in gönderdiği notu okuyan Nazlıaka, "Ben hayatım boyunca barış için eşitlik için mücadele verdim. Benimle 'terör örgütü' üyeliğini yan yana nasıl getirebildiklerini aklım almıyor. 15 yaşındaki oğlumun gözleri önünde sabah 05.30'da evimin aranılarak gözaltına alınmasını aklım almıyor. 82 yaşında inşaat mühendisi bir doğa gönüllüsünü, 75 yaşında bir doğa gönüllüsünü, 68 yaşında yüzlerce öğrenci yetiştirmiş bir öğretmeni; doğa sevdalılarını benimle birlikte bu koşullarda gözaltına almalarını aklım almıyor. Tutuklu olduğumuz bu kurumda geçirdiğimiz her saatin, her saniyenin hesabını soracağım" ifadelerini iletti.
Nazlıaka, notta okuduklarının altını çizerek, "Emel Hoca, az önce kendi notunda da söylediği gibi hayatını barışa, adalete, eşitliğe adamış bir insan; bir feminist, bir bilim kadınıdır. Şu anda kendisiyle yaptığımız görüşmede en büyük kaygısı öğrencilerinden uzak olması. Diyor ki: 'Ben bütünleme kağıtlarını okumuştum. Final notlarını çıkarmıştım. Ancak bunları sisteme giremedim. O yüzden öğrencilerim adına kaygılıyım.' Tabii, Emel Hoca'nın burada olmasının hiçbir sebebi yok. Gözdağı vermek amacıyla 209 kişiyi gözaltına aldılar. Bu cezaevinde 4 erkek, 14 kadın olmak üzere tutsak etmeye çalıştıkları; ancak her biri doğa hakkı savunucusu olan güzel insanlar var. Hayatını doğa haklarına, hak temelli politikalara, insan haklarına, kadın haklarına adamış insanları alıp şu anda burada koğuşlarda tutuyorlar. Emel Hoca'nın da onunla birlikte tutsak edilmeye çalışılan kişilerin de derhal serbest bırakılması gerekiyor. Geç gelen adalet, adalet değildir" diyerek NATO öncesinde gözdağı verilmek istendiğini ve bu insanların serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.