İzmir

Arka arkaya gelen 'mutlak butlanlara' İYİ hukukçu yorumu: Adres sandıktır

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, CHP ve Anavatan Partisi hakkında arka arkaya verilen mutlak butlan kararlarını hukukçu gözüyle değerlendirdi.

MANŞETİZ- KARDELEN BAŞOL Siyaset arenasında son dönemde kongre iptalleri ve mutlak butlan kararlarının art arda gelmesi gündemde dikkat çekti. İYİ Parti İzmir İl Başkanı Avukat Ülkü Doğan, Manşetiz Gazetesi'ne yaptığı açıklamalar ile konuyu hukukçu gözüyle masaya yatırdı. Doğan, kararların hukuki arka planını ve iki parti arasındaki karar farkını değerlendirdi.

CHP ve Anavatan arasındaki hukuki farklar neler?

Anavatan Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi arasında verilen hukuki kararı avukat gözü ile kıyaslayan İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, mevzuata göre kongrelerdeki sorumluluk alanlarının ayrıştığını belirtti. Başkan Doğan,

"Ben Anavatan Partisi hakkında verilen kongre iptal kararına baktım. Şimdi bu kısmını bir hukukçu olarak da değerlendirmek isterim. Anavatan Partisi ile ilgili şöyle bir durum var. Bilindiği üzere Siyasi Partiler Kanunu'na göre kongrelerde divanın sorumlu olduğu ve ilçe seçim kurullarının sorumlu olduğu iki ayrı bölüm var. Yani kongrenin işleyişi, yürütülüşü ile ilgili divan sorumludur, kongrede seçilen divan. Oylamaya geçildiği andan itibaren, seçime geçildiği andan itibaren de ilçe seçim kurulu sorumludur" açıklamasında bulundu.

Yetki sınırlarına dikkat çeken Doğan,

"Anavatan Partisi'nin bence kararındaki farklı olan durum, yani Cumhuriyet Halk Partisi ile olan durumu kıyasladığımızda farklı olan durum; orada divanın yaptığı işlemlere bir itiraz var. Dolayısıyla da asliye hukuk mahkemesinde dava açılmış. Dolayısıyla da orada yapılan yargılama daha usulüne uygun gibi görünüyor." diyerek iki davanın usul yönünden ayrıştığını ifade etti.

"Yargı siyasi hayatı şekillendirmemeli!"

Son dönemde olduğu gibi mahkemelerin siyasi alanı dizayn eden bir yapıya bürünmemesi gerektiğini savunan Doğan, İYİ Parti olarak konuya bakış açılarını ilkeler üzerinden,

"Ancak yargının siyasi hayatı şekillendiren bir tutum içerisinde olmaması gerekir. Hukuki uyuşmazlıkları çözen bir mekanizma olması icap eder. Dolayısıyla da İYİ Parti olarak biz meseleye partiler üzerinden değil de, hukuk devleti ve demokratik temsil ilkeleri üzerinden bakıyoruz. Yani seçilmiş iradelerin mümkün olduğunca sandıkta oluşması ve değişmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Yani mahkemelerin vereceği kararlara tabii ki saygılıyız ancak yani siyasi rekabetin adresinin de mahkeme salonları değil, milletin huzuru ve sandık olması gerekmektedir." şeklinde açıkladı.

"Çok tehlikeli"

Türkiye'de öncelikli gündemin bunlar olmaması gerektiğinin altını çizen İYİ Parti İzmir İl Başkanı Doğan, vatandaşın gerçek sorunlarına ve adalete odaklanılması gerektiğini ifade etti. CHP'ye yönelik karar için parti vizyonunda Genel Başkan Musavat Dervişoğlu'nun sözlerini yineleyen Doğan,

"Hiçbir şey Milli iradenin üzerinde olamaz ve burada karar millete aittir. Yargının siyasallaştığını hissettiren bu tip kararlar, vatandaşa vicdanen bunu düşündüren kararlar da aynı zamanda toplumda yargıya güvenin azalması gibi bir sonuca ulaşacaktır ki bu da çok tehlikelidir. Asıl olan her zaman milli iradedir" dedi.

"Yasal denetlemeye tabi ki açığız!"

Kamuoyunda oluşan 'mutlak butlan ve süreçleri normalleşiyor mu?' endişeleri karşısında İYİ Parti'nin iç mekanizmalarındaki düzenli işleyişe dikkat çeken Ülkü Doğan, İYİ Parti'nin mevcut hukuk düzenine tam uyum sağladıklarını aktardı. Doğan,

"İşin doğrusu, burada konu şu; yani tabii ki 'normalleşiyor mu' diye bir şey var ama yani yasaya uygun olmayan bir durum var. Mevcut şu an bir hukuk düzenimiz var, yasalarımız var ve o yasaya herkes uymak zorunda, istisnasız. Ve biz İYİ Parti olarak da şu an mevzuatımızda yasaya uygun hareket ediyoruz. Herkesin sorumluluğu olduğu gibi bizim de sorumluluğumuz ve herhangi bir yasal denetleme de tabii ki açığız." dedi.

Hukuki güvenliğin zedelenmesi riskine de dikkat çeken Doğan, yasaların kişiye ya da döneme göre esnetilmesinin herkes için teşkil ettiği riski hatırlatarak,

"Yasal denetlemeye tabi ki açığız ama eğer yasa esnetilir, gevşetilir ya da Cumhuriyet Halk Partisi'nde olduğu gibi —ben mutlak butlan kararının çünkü yasaya uygun olmadığını düşünen bir hukukçuyum— burada olduğu gibi kullanılması halinde, o zaman tabii ki yasal güvenceden herkes endişe edebilir. Herkes bildiğimiz yasaların ne şekilde uygulanacağı noktasında bir soru işareti duyarsa, hissederse hiçbirimiz kendimizi güvende hissedemeyiz. Ama dediğim gibi İYİ Parti her zaman yasalara saygılıdır ve yasal mevzuat gerekçesi gereğince üzerine düşen her türlü hukuki uygulamaları da yapmaktadır. Bununla ilgili hiçbir soru işareti yok. Sorun burada dediğim gibi yasanın, uygulayıcılarının bunu gerçekten hukuk çerçevesinde uygulamaları." diyerek uygulayıcıların hukuk sınırları içinde kalması gerektiğinin altını çizdi.