Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleymancılar olarak bilinen dini cemaatin lideri Alihan Kuriş'in başında bulunduğu yapıya yönelik geniş kapsamlı bir mali suç soruşturması başlattı. 13 Ağustos 2026 sabahı başta İstanbul, Ankara ve Antalya olmak üzere 17 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda, aralarında Kuriş'in de yer aldığı 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Soruşturma dosyasında yer alan MASAK incelemelerine göre, örgütlenmeyle bağlantılı kişi ve şirketler aracılığıyla 100 milyar lirayı aşan bir tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı öne sürülüyor.

Operasyon nasıl gerçekleşti?

Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilere ait 43 adres ile 33 farklı şirkete bağlı 80 adres olmak üzere toplam 123 noktada arama ve el koyma kararı uygulamaya konuldu. Sabah saatlerinde başlatılan eş zamanlı baskınlarda, aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30'a yakın şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden bir kısmının yurt dışında olduğu belirlenirken, geri kalan on kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Yetkililer, operasyonun hiyerarşik bir yapı içinde ekonomik çıkar elde etmeye yönelik olduğu değerlendirilen bir örgütlenmeyi hedef aldığını açıkladı.

Alihan Kuriş Kimdir 1

Denize girmek yasaklandı! 7 ilde alarm verildi
Denize girmek yasaklandı! 7 ilde alarm verildi
İçeriği Görüntüle

Şüphelilere yöneltilen suçlamalar neler?

Soruşturma dosyasında, şüpheliler hakkında suç örgütü kurmak ve yönetmek, söz konusu örgüte üye olmak, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklamak, kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratacak şekilde dolandırıcılık yapmak ve Vergi Usul Kanunu'na aykırı davranmak gibi suçlamalar yer alıyor. Savcılık, örgütlenmenin 2020 yılından itibaren şirket bölünmeleri, hayali firmalar ve kaynağı belirsiz yüksek tutarlı nakit girişleri üzerinden hareket ettiğini, bu yolla da mali takibi zorlaştırmaya çalıştığını değerlendiriyor.

MASAK raporunda hangi bulgulara yer verildi?

Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) hazırladığı raporda, incelenen şirketlerin özellikle 2020 sonrasında finansal işlem hacimlerinde ve mal alış-satış hacimlerinde belirgin bir artış yaşandığı tespit edildi. Raporda ayrıca, bu şirketlerin sermaye yapıları ile gerçekleştirdikleri para hareketleri arasında olağan dışı bir ilişki bulunduğu, sahte faturalar aracılığıyla kara para aklama sürecinin desteklendiği kaydedildi. Bu tespitler doğrultusunda, kara para aklandığı değerlendirilen şirketlere ve bağlantılı mal varlıklarına kayyım atanmasına karar verildi.

Alihan kuriş kimdir?

Soruşturmanın merkezinde yer alan Alihan Kuriş, 21 Kasım 1979 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Kuriş, Süleymancılar cemaatinin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu olup, cemaatin bugünkü lideri konumunda bulunuyor. Cemaat içindeki hiyerarşik yapı gereği, kurucunun soyundan gelen liderlik geleneği kuşaklar boyunca sürdürülmüş, bu süreçte Kuriş cemaatin en üst konumuna gelmiş isim olmuştu.

Alihan Kuriş Kimdir 2

Süleymancılar Cemaati Kimdir?

Kamuoyunda Süleymancılar olarak tanınan cemaat, adını kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'dan alıyor. 1888 yılında, bugün Bulgaristan sınırları içinde kalan Silistre'nin Ferhatlar köyünde doğan Tunahan, ilk eğitimini memleketinde tamamladıktan sonra 1907'de medrese tahsili için İstanbul'a yerleşti. Nakşibendi geleneğine bağlı bir din alimi olarak yetişen Tunahan, İstanbul'da Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki çeşitli büyük camilerde görev aldı. 1924'te resmi din eğitiminin kaldırılmasının ardından, çevresine topladığı öğrencilere gayriresmi yollarla dini eğitim vermeye başladı; bu çaba zamanla örgütlü bir yapıya dönüştü. Cemaat, 1950'lerin başında daha kurumsal bir kimlik kazandı ve 1990'ların başında yaklaşık iki milyon mensuba ulaşarak Türkiye'nin en kalabalık dini topluluklarından biri haline geldi. Süleymancılar, özellikle Kur'an kursları ve öğrenci yurtları işletmesiyle tanınıyor; bu yurtlarda çoğunlukla imam hatip okulu ve ilahiyat fakültesi öğrencileri barınıyor. Tunahan'ın 1959'daki vefatının ardından cemaatin liderliği, damadı Kemal Kaçar'ın önderliğinde devam etmiş, sonraki dönemde liderlik kurucunun soyundan gelen isimlere geçmişti.

Soruşturma Dini Faaliyetleri Kapsıyor mu?

Yetkili kaynaklardan edinilen bilgilere göre, yürütülen soruşturma herhangi bir derneğe veya dini hizmet faaliyeti yürüten yapıya yönelik bir işlem içermiyor. Adli sürecin, cemaat liderliğiyle ilişkilendirilen belirli kişi ve şirketlerin mali işlemleriyle sınırlı tutulduğu vurgulanıyor.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Soruşturmanın kapsamının, MASAK raporları, şirket kayıtları, banka hareketleri ve toplanacak diğer adli deliller üzerinde yapılacak incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor. Yakalanan şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından sevk işlemlerinin gerçekleştirileceği, halihazırda yurt dışında bulunduğu belirlenen şüpheliler için ise ayrı bir hukuki sürecin işletileceği öğrenildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ