İzmir

Aliağa’da gemi sökümüne ÇED kılıfı

Türkiye Gemi Geri Dönüşüm İzleme Koordinasyonu, faaliyet alanı artışı için hazırlanan ÇED dosyasının eksikliklerle dolu olduğunu belirterek asıl amacın gemi sökümüne kılıf hazırlığı olduğunu belirtti.

KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- İzmir'de uzun süreden beri tartışma konusu olan Aliağa Gemi Söküm Tesisi kent gündeminde konuşulmaya devam ediyor.
İçerisinde asbest, ağır metaller ve kimyasalların bulunduğu gemilerin söküm işleminin yapıldığı tesis faaliyet artışı için başvuruda bulundu.

Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) tarafından yapılması planlanan" Gemi Söküm ve Gemi Geri Dönüşümü Faaliyeti Alan Artışı" projesi için hazırlanan dosya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunularak Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı.
ÇED yönetmeliği gereği gemi söküm alanının genişletilmesini içeren proje halkı görüşüne sunuldu. ÇED halkın katılımı toplantısı Aliağa Belediyesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Türkiye Gemi Geri Dönüşüm İzleme Koordinasyonu, ÇED halkın katılımı toplantısı ve gemi söküm alanıyla ilgili detaylı açıklama yaptı.

GEMİSANDER PROJE SAHİBİ OLAMAZ

ÇED Yönetmeliğine göre GEMİSANDER’in proje sahibi olamayacağını belirtilirken, “Başvuru dosyasında projenin adı Gemi Söküm Ve Gemi Geri Dönüşümü Faaliyeti Alan Artışı Projesi olarak gösterilmiştir. Projeyi yürütecek olan GEMİSANDER değildir, farklı farklı şirketlerdir. Her şirketin ayrı tüzel kişiliği bulunmakta, söktükleri gemi miktarı, gemi türleri koşulları, kapasitesi farklı, farklıdır, hepsinin ayrı atık planı vardır. Gemisander sadece gemi söküm şirketlerinin temsilcilerinden oluşan bir dernektir, gemi sökümü yapan bir firma değildir. ÇED Başvurusunun öncelikle bu nedenle reddedilmesi ve her bir tesis için ayrı süreç yürütülmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

PROJENİN AMACI VE KONUSU BELİRSİZ

ÇED Başvuru dosyasında, projenin amaç ve konusunun belirsiz olduğuna dikkat çeken Türkiye Gemi Geri Dönüşüm İzleme Koordinasyonu, “Hiçbir saha çalışması, atıklara ilişkin hiçbir veri bulunmamaktadır. Başvuru dosyasında, Projenin konusunun, kıyı bölgesinin söküm faaliyetleri sebebiyle rüsübat ile dolduğu, bu kapsamda kullanım alanları oluştuğu ifade edilmiştir. Üye firmalar tarafından gemi söküm faaliyetleri mevcut durumda var olan ekipmanlar ile sürdürülmekte olduğu, kapasite ve ekipmanları değişmeyeceği, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafındaki kullanım alanının genişletilerek alan artışı yapılması planlandığı ve bu alanda sabit bir yatırım bulunmadığı belirtilmiştir. Buna göre hâlihazırda yürütülen faaliyetler için ÇED başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır” açıklamasını yaptı.

KURU HAVUZA GEÇİŞ TAAHHÜDÜ YOK

ÇED başvuru dosyasında, seçilen gemi söküm yönteminin (baştankara) risklerine ilişkin bir değerlendirme ve kuru havuza geçiş için bir taahhüt olmadığını vurgulanarak, “Alanın jeolojik ve hidrojeolik özellikleri ve doğal afet durumu hakkında değerlendirme yoktur. Flora ve Fauna özellikleri ve Hava Kalitesi hakkında kapsamlı bilginin ÇED raporunda sunulacağı belirtilmiştir. Toprak özellikleri ve su kullanımı hakkında genel bilgiler VERİLMİŞTİR. Bölgenin çevresel durumunun tespitine yönelik yapılan daha önceki çalışmalarda toprak, su ve hava kirliliğine ilişkin önemli bulgular tespit edilmiştir. Gemi söküm faaliyetlerinin Aliağa ilçesinde önemli bir kirletici kaynak olduğu açıktır. İlgili mevzuat kapsamında yönetmelik maddeleri ve genel iş akışı verilmiş ancak istenen hususların nasıl yerine getirildiğini veya getirileceğine dair ayrıntılı bir açıklama bulunmamaktadır” ifadeleri kullanıldı.

VERİLEN BİLGİLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Atık yönetimi, atıksu altyapısı, çevre kirliliğine karşı alınması gereken önlemler yüzeysel olarak verildiği, tesis bazında herhangi bir bilgi verilmediği, verilen bilgiler gerçeği yansıtmadığını değinilerek, “Tehlikeli Madde Envanter Raporlarının kim tarafından hazırlandığı, kimler tarafından ve nasıl kontrol edildiği açık değildir. İHM’deki bilgileri doğrulayacak bir mekanizma yeterli değildir. Geminin fiziki incelemesi için ayrılan süre, inceleme ekibinin kaç kişiden oluştuğu, uzmanlıkları sorgulamaya açıktır. Çevre ve Sosyal Yönetim Planında işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili verilen taahhütler gerçeği yansıtmamaktadır. Tesislerde alınan önlemlerin yetersizliği bildirilen iş kazalarından ve iş cinayetlerinden anlaşılmaktadır” değerlendirilmelerinde bulunuldu.

TAM ŞEFFAFLIK TALEBİ

Aliağa’daki gemi söküm sektöründe yapı tüm çalışmalarda şeffaflığa ihtiyaç olduğu vurgulanarak, “Kuru havuz gibi tam koruma sağlayacak altyapı dönüşümlerine, gerçek anlamda yürütülen bir ÇED süreciyle desteklenen güçlü bir çevresel izin ve denetim sistemine, ayrıca işçi sağlığı alanında şeffaflık, etkin koruma ve meslek hastalıklarının tanınmasına ihtiyacı vardır. Bu koşullar sağlanmadan yürütülen bir ÇED sürecinin göz boyamadan ibaret olduğu açıktır. Aliağa bölgesindeki gemi söküm çalışmaları başta olmak üzere, kentte insan ve çevre sağlığını tehdit eden tüm çalışmaların bilime, hukuka, kamu ve çevre sağlığına uygun hale getirilmesi nihai hedefi ile kararlılığımızı bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz. Şimdiye kadar işlenen çevresel suçların üstünü örtmek için oynanan oyunları ifşa etmeye, gereken yasal başvurulara yapmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.