Türk Eğitim-Sen Denizli Şube Başkanı Emre Erdoğan, Acıpayam İlkokulu'nun açılış sürecinde yaşanan sorunları dile getirerek “İdari tasarrufları ve kurucu müdürlük görevlendirmesini, elde ettiğimiz resmi bilgi ve belgeler ışığında kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Ortada planlı bir eğitim planlaması mı yoksa mevzuatın arkasından dolanarak tasarlanmış bir süreç mi olduğu sorusu izaha muhtaçtır” açıklamasında bulundu.
KURUCU MÜDÜR GÖREVLENDİRMESİ TEPKİSİ
Sürecin en dikkat çekici noktası kurucu müdürlük görevlendirmesi olduğunu iddia eden Erdoğan; “Daha önce başka bir sendikanın Acıpayam İlçe Temsilciliğini yürütmüş olan Serinhisar'dan bir isim, yeni açılan bu okula hiçbir şeffaf duyuru yapılıp yapılmadığı kamuoyunca bilinmeyen bir süreçte "Kurucu Müdür" olarak görevlendirilmiştir. İlçe Temsilcimiz tarafından yöneltilen "Acıpayam ilçe sınırları içinde kurucu müdürlük için duyuruya çıkıldı mı?" sorusu ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yanıtsız bırakılmıştır. MEB Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği'nin 22. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kurucu müdürlük yapan kişiye, o okula müdür atamasında ilk seferde görevlendirmeye esas puana +5 puan ilave edilmektedir. Bu noktada kamu vicdanı adına soruyoruz: Kurucu müdürlük için Acıpayam ilçesinde şeffaf bir duyuru yapılıp yapılmadığı sorusu neden yanıtsız bırakılmıştır? Acıpayam'da liyakatle ve kıdemle okul müdürlüğü bekleyen yetkin isimlerin önüne geçilmesi adına, daha önce başka bir sendikanın ilçe temsilciliğini yürütmüş Serinhisar'dan bir ismin getirilerek bu kritik +5 puanlık avantajın sağlanması ne kadar etiktir?” sorularını yöneltti.
“ÖNCE ATAMA YAPILDI, KOMİSYON 45 GÜN SONRA TOPLANDI!”
Resmi kayıtlara göre okula öğretmen atamaları 30 Ocak 2026'da gerçekleştirilmiştir iddiasında bulunan Erdoğan; “Ancak öğrenci kayıt alanını belirleyen komisyon bu atamalardan tam 45 gün sonra, 16 Mart 2026'da toplanmıştır. Okula hangi mahalleden ne kadar öğrenci geleceği henüz resmi olarak netleşmeden norm açılıp atama yapılması ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Nitekim sonuç ortadadır: 24 derslikli okulda bugün sadece 1 derslik kullanılmakta, yalnızca 11 öğrenci eğitim görmektedir” dedi.
İLÇEDE NORM FAZLASI VARKEN İL DIŞINDAN YAPILAN ATAMALAR TEPKİSİ
İlçede norm fazlası olduğundan söz eden Erdoğan; “Atama tarihinde Acıpayam ilçesinde 19 Sınıf Öğretmeni, 8 İngilizce Öğretmeni ve 2 Okul Öncesi Öğretmeni norm fazlası olarak yer değişikliği beklemekteydi. Yönetmelik gereği önceliğin ilçedeki norm fazlası öğretmenlere verilmesi gerekirken atanan 6 öğretmenin 5'i il dışından gelmiştir. Dahası bu 5 öğretmen, göreve başladıkları gün Kaymakamlık oluruyla başka okullara görevlendirilmiştir.
Bu bağlamda şu soruların yanıtlanması gerekmektedir: Acıpayam'da onlarca norm fazlası öğretmen beklerken bu okula açılan normların il dışından gelen mazeret atamalarıyla doldurulması, mevzuatın öngördüğü öncelik sıralamasıyla bağdaşmakta mıdır? Komisyon daha toplanmadan, kayıt alanı belirlenmeden açılan bu normlar ve yapılan atamalar hangi nesnel verilere dayandırılmıştır? Öğrencisi olmayan okula kâğıt üstünde norm açıp atanan öğretmenleri aynı gün başka yere göndermek kamu kaynaklarının verimli kullanılması ilkesiyle bağdaşmakta mıdır?” iddiasında bulundu.
BAŞVURULARIN SON GÜNÜ YAŞANAN ZİYARETE TEPKİ
Başvuruların son günü yapılan ziyareti eleştiren Erdoğan; “Yeniden yönetici görevlendirme başvurularının son günü, Acıpayam İlçe Milli Eğitim Müdürü sabahın ilk saatlerinde Akalan Fatih İlkokulu'nu ziyaret etmiş midir? Sendikamız üyesi olan okul müdürü, o güne kadar tercih yapacağı bilinmesine rağmen başvuru yapmadan süreci tamamlamıştır. Eğer ziyaret ettiyse amacı neydi? İki olay arasındaki kronolojik örtüşme bir tesadüf müdür?”
“KUL HAKKI VE KAMU VİCDANI EN BÜYÜK KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”
Kul hakkı ve kamu vicdanının kırmızı çizgisi olduğunu dile getiren Erdoğan; “Bizim inancımızda, kültürümüzde ve devlet geleneğimizde kul hakkı en ağır vebaldir. Yıllarca emek vererek her bir puanının hesabını titizlikle yapan öğretmenlerimizin hakkının idari tasarruflarla görmezden gelinmesi kamu vicdanını derinden yaralamaktadır. Hak, adalet ve liyakat ilkelerini dilinden düşürmeyip icraata gelince sessiz kalan makam sahiplerinin bu tartışmalı tabloyu açıklaması gerekmektedir. Türk Eğitim-Sen Denizli Şubesi olarak sahada alın teri döken her bir öğretmenimizin ve idarecimizin hakkını hukuk zemininde savunmakta kararlıyız. Eğitim barışına darbe vuran, şaibeli planlamalarla haksız avantaj sağlamaya çalışan her türlü uygulamanın karşısında duracağız. Bu tartışmalı sürecin hem idari hem de hukuki boyutta sonuna kadar takipçisi olacağız!” açıklamasında bulundu. HABER MERKEZİ