Ankara Büyükşehir Belediyesi, başkentte hayata geçirilmesi planlanan Bilim ve Sanat Kampüsü için AHBAP Derneği ile 2022 yılında imzalanan ortak hizmet protokolünü, tahsis edilen alanda hiçbir faaliyet yürütülmemesi ve resmi ihtarlara rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gerekçesiyle Kasım 2025'te tek taraflı olarak feshetti.
Üç yıl önce Ankara meclisinde alkışlarla karşılanan bu proje, bugün geriye tartışma ve soruları bırakarak tarihe karıştı. Tahsis edilen alan ise herhangi bir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın belediyenin tam denetimine geçti.

MECLİSTEKİ COŞKUNUN ARDINDAN GELEN SESSİZLİK

26 Eylül 2022. Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi, alışılmışın dışında tam bir uzlaşıya imza attı. Oybirliğiyle kabul edilen ortak hizmet protokolü, başkente yeni bir soluk getireceği umuduyla kamuoyunun gündemine girdi. Protokolün ruhu basitti ama etkisi büyük olması bekleniyordu: AHBAP Derneği ile birlikte Ankara'da bir Bilim ve Sanat Kampüsü inşa edilecekti.

Hayırseverlik alanında ülke genelinde tanınan AHBAP, bu anlaşmayla Ankara'nın sosyal ve kültürel dokusuna kalıcı bir katkı sunacaktı. Belediye altyapıyı sağlayacak, dernek projeyi hayata geçirecekti. Planlar kâğıt üzerinde parlaktı. Ancak o tarihten bu yana geçen bin günün üzerindeki süre, sahada tek bir somut adıma tanıklık etmedi.

UYARILAR KARŞILIKSIZ KALDI

Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, protokolün yürürlükte kaldığı süre zarfında projenin durumunu yakından izledi. Tahsis edilen alanda öngörülen iş ve işlemlerin hiçbirinin başlatılmaması, belediye ile dernek arasında önce yazışmaları, ardından resmi ihtarları beraberinde getirdi. Belediye tarafından AHBAP Derneği'ne iletilen çok sayıda resmi bildirime rağmen taahhüt edilen adımlar atılmadı, yükümlülükler yerine getirilmedi.

Oyun mu ölüm tehlikesi mi? Bilgisayar oyunu oynayan çocuk çamaşır suyu içti
Oyun mu ölüm tehlikesi mi? Bilgisayar oyunu oynayan çocuk çamaşır suyu içti
İçeriği Görüntüle

Bu gelişmeler üzerine belediye, hukuki ve idari süreçleri başlattı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, hesap verebilirlik adına süreci X platformu üzerinden kamuoyuyla paylaşarak şeffaflık ilkesini ön plana taşıdı.

Abb Ahbap 2

YASAL ZEMİN: 5393 SAYILI KANUN'UN 75. MADDESİ

Konu yalnızca iki taraf arasındaki bir anlaşmazlıktan ibaret değil; aynı zamanda Türkiye'de belediye-sivil toplum iş birliği modelinin nasıl işlediğini gözler önüne seriyor. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 75. maddesi, belediyelerin dernek ve vakıflarla yürüteceği ortak hizmet projelerinde alan tahsisini projenin fiilen gerçekleştirilmesi koşuluna bağlıyor. Taahhüt yerine getirilmediğinde belediyenin tek taraflı fesih hakkı doğuyor ve tahsis edilen alan, herhangi bir yasal tazminat söz konusu olmaksızın belediyenin tam kontrolüne geçiyor.

Kasım 2025'te gerçekleştirilen fesih de tam olarak bu yasal çerçeve içinde kaldı. Belgeler kamuoyuyla paylaşıldı, alan geri alındı.

"AHBAP'A İPTAL ŞOKU" SÖYLEMİ VE GERÇEK

Haberin medyada yankı bulduğu ilk anlarda bazı yayın organları konuyu "AHBAP'a şok" çerçevesinde ele aldı. Oysa olayın arka planına bakıldığında, tablonun çok daha yapısal bir sorunun yansıması olduğu görülüyor. Belediyenin tutumu duygusal değil hukuki; sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen ortak projelerde kamu kaynakları ve alanları için verimlilik ilkesi tartışmaya kapalı bir kırmızı çizgi olarak belirlenmiş durumda.

AHBAP Derneği'nin bu süreçteki sessizliği ise tabloya ayrı bir boyut katıyor. Üç yıl boyunca ne sahada harekete geçildi ne de resmi ihtarlara yanıt verildi. Bu tablo, hem projenin neden çöktüğünü hem de feshin neden kaçınılmaz hale geldiğini açıklar nitelikte.

ANKARA'DA KALAN SORU: O ALAN ŞİMDİ NE OLACAK?

Bilim ve Sanat Kampüsü hayalinin rafa kalktığı bu süreçte Ankara'nın merak ettiği asıl soru, söz konusu alanın bundan sonra ne amaçla kullanılacağı. Ankara Büyükşehir Belediyesi henüz bu konuda kamuoyuna resmi bir açıklama yapmadı. Ancak kamu arazilerinin ve tesislerinin hiçbir fiziksel ilerleme kaydedilmeksizin uzun süre atıl bırakılmasının belediyeler için hukuki olduğu kadar siyasi bir yük de oluşturduğu biliniyor.

Projenin düşüşü, yerel yönetimler ile sivil toplum arasındaki iş birliği modellerinin ne denli titiz bir planlama ve karşılıklı hesap verebilirlik gerektirdiğini bir kez daha hatırlatıyor. Kâğıt üzerinde kalan her proje, kaybedilen zaman ve kaynaklardan fazlasını temsil ediyor; geride güven açığı bırakıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ