Türk polis teşkilatında uzun yıllardır özveriyle görev yapan isimlerden biri olan Selçuk İlçe Emniyet Müdürü Muhittin Murat Yener, kariyerinde önemli bir basamağı daha geride bıraktı. 30 yıllık meslek hayatını 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesiyle taçlandıran Yener, yeni görevine atanırken duygusal anlar yaşadı. Terfi haberini derin bir vefa ve gururla duyuran deneyimli emniyet müdürü, yeni rütbesini görev başında şehit düşen babası Şehit Başkomiser Mehmet Yener ile annesi Hatice Yener’e ithaf etti.
1996 yılında Polis Akademisi’ne girerek vatan sevgisiyle kariyerine ilk adımını atan Muhittin Murat Yener, 2000 yılında komiser yardımcısı olarak teşkilattaki aktif görevine başladı. Ülkenin farklı kademelerinde ve birimlerinde yaklaşık 30 yıl boyunca üstün bir gayretle hizmet veren Yener, son olarak Selçuk İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapıyordu.
Gerçekleşen terfi atamalarının ardından Yener, Teftiş Kurulu Başkanlığı İzmir Çalışma Merkezi bünyesinde Başmüfettiş olarak atanırken, boşalan Selçuk İlçe Emniyet Müdürlüğü koltuğuna ise Fatih Uygur Alp getirildi.

Kaymakam Çağlar’dan başarı plaketi
Görev süresi boyunca Selçuk halkının huzur ve güvenliği için yoğun bir mesai harcayan Muhittin Murat Yener için veda ve kutlama yemeği düzenlendi. Mesai arkadaşlarıyla bir araya geldiği gecede, Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar da hazır bulundu. Kaymakam Çağlar, Yener’e ilçedeki başarılı ve özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkür ederek bir başarı plaketi takdim etti.

"Baba, emanetine sahip çıktım"
Yeni rütbesinin gururunu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçileri ve meslektaşlarıyla paylaşan 1. Sınıf Emniyet Müdürü Yener, şu duygusal ifadelere yer verdi:
"1996 yılında Polis Akademisi’ne adım attığım o gün, önümde nasıl bir hayat olduğunu bilmiyordum. Bugün, 30 yıllık meslek hayatımın ardından 1. Sınıf Emniyet Müdürü olarak terfi etmenin gururunu ve tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum. Attığım her adımda mesleğimin onurunu ve milletime hizmet etmenin gururunu yüreğimde taşıdım.
Bu rütbeye bakarken gözümün önünde her şeyden önce şehit babam var. Başkomiser olarak görev yaparken vatan uğruna şehit olan babamın izinden yürümek, onun üniformasını ve emaneti olan meslek onurunu taşımak hayatımın en büyük gururlarından biri oldu. Babamın şehadetinden sonra hem anne hem baba olan, arkamda dağ gibi duran annem Hatice Yener’in fedakârlıklarının karşılığını taşıyorum. Bu rütbeyi başta şehit babama ve kıymetli anneme ithaf ediyorum. Baba, senin bıraktığın bayrağı hiç yere düşürmedim. Anne, senin dualarını hiç üzerimden eksik etmedim. Baba, emanetine sahip çıktım."





